Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2011/27354 E. 2013/16697 K. 20.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/27354
KARAR NO : 2013/16697
KARAR TARİHİ : 20.06.2013

Tebliğname No : 2 – 2008/211238
MAHKEMESİ : Vize Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/02/2008
NUMARASI : 2006/195 (E) ve 2008/44 (K)
SUÇ : Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret

Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanık S.. Z..’ in çocuğunun tedavisi için gittiği sağlık ocağında bekletilmesi nedeniyle doktor olan mağdureye söylediği, “ben sana çocuğu muayene ettirmem, sen çocuğuma bilerek yanlış ilaç yazarsın, ben senin sevkini kabul etmiyorum, sen pratisyen olmaya mahkumsun asla uzman olamazsın” biçimindeki sözlerinin eleştiri sınırını aşıp küçültücü değer yargısı içerdiği gözetilmeden yasal ve yerinde olmayan gerekçelerle sanığın beraatine kararı verilmesi,
2-Sanıkların savunmalarında doktor olan mağdurun ilaç mümessilleri ile sohbet ederek poliklinik görevine başlamadığını bu nedenle hasta çocukları ile uzun süre beklemek zorunda kaldıklarını savunmaları karşısında sanık Y.. Z.. hakkında, 5237 sayılı TCK’ nun 129/1 maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
3-Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanık Y.. Z..’e yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK .nun 125/1 maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
4-Suç için, yasada, kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı ceza(hapis cezası) ve para cezası seçenekli olarak öngörülmüş olup da, mahkemece özgürlüğü bağlayıcı cezaya (hapis cezasına) hükmedilmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilemez(Yeni TCY.m.50/2). Bu durumda, yasada yalnızca adli para cezasına çevrilemeyeceği belirtildiği için, önlemlere çevrilebilir.
TCY.nın 125/3-a maddesindeki suç tanımında, hapis cezası ile adli para cezası seçenekli olarak öngörülmüştür.Sanık Y.. Z.. hakkında Mahkemece hapis cezasına hükmedilmesine karşın, bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden, hapis cezasının adli para cezasına dönüştürülmesi suretiyle aynı Yasanın 50/2.maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen sanık ve üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 20/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.