Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/15458 E. 2015/35098 K. 08.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15458
KARAR NO : 2015/35098
KARAR TARİHİ : 08.10.2015

Tebliğname No : KD – 2015/177717

Kamu görevlisine hakaret suçundan sanık A.. S.. hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 06.05.2010 tarih ve 2008/458 esas, 2010/524 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 29.04.2014 gün ve 2013/3984 esas, 2014/14176 sayılı kararıyla;
” Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz dilekçesinin süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık A.. S..’nun tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,” karar verilmiştir.

I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/05/2015 gün ve 2015/177717 sayılı yazısı ile;
“Sanığın soruşturma safhasındaki kolluk ifadesinde yazılı adresinin G… Ç… H… S… Sokak No: … …./ İstanbul olduğu, kovuşturma aşamasında ise adresini, “G…Ç… H… M…, S… Ç…Sokak No:… …./ İstanbul olarak belirttiği, sanığın gıyabında verilen hüküm için çıkarılan tebligat mazbatasında, “G… Ç… H… M…, S…Ç..Sokak No: .. …/ İstanbul yerine, soruşturma sırasında alınan beyanındaki adrese tebligatın yapıldığı,anılan adreste sanığın bulunamaması üzerine de 18.06.2010 tarihinde tebligatın mahalle muhtarlığına bırakıldığı, Yüksek Yargıtay 4.Ceza Dairesinin tebliğnamenin tebliği için çıkarılan tebligatın, mernis adresi olan ve kovuşturma aşamasında verilen adres olan “G.. Ç… H… M…, S… Ç… Sokak No: … …/ İstanbul adresinde eşi F…S..’ya kararın tebliğ edildiği belirlenmiştir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanık A.. S..’nun soruşturma aşamasında emniyet görevlilerince alınan ifadesinde ikamet adresinin, G… Ç… H…, S…Sokak No: …. …/ İstanbul olarak beyan edildiği, kovuşturma sırasında alınan savunması sırasında belirttiği adresin ise, farklı olarak “G… Ç… H… M…, S… Ç… Sokak No: … …/İstanbul olarak belirtildiği, mernis adresininin bu adres olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın gıyabında verilen hükmün, kovuşturma aşamasında belirtilen ve mernis adresine uygun olan bu adres yerine, soruşturma aşamasında beyan edilen ve farklı olan adrese tebligat çıkarılması nedeniyle, kararın sanığa tebliğ edilemediği anlaşılmıştır.
Bu nedenle, kolluk ifadesinde yanlış yazıldığı anlaşılan adrese çıkartılan tebligatın usulsüz olması nedeniyle karardan haberdar olmayan sanığın, temyiz talebinin Özel Dairece kabul edilmesi yerine, temyiz isteminin reddine karar verilmesi sebebiyle usul ve yasaya aykırı olduğunu düşünmekteyiz.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Yargıtay Yüksek 4.Ceza Dairesi’nin 29.04.2014 gün ve 2013/3984 esas, 2014/14176 sayılı kararı ile verilen temyiz isteminin reddi kararının kaldırılarak sanığın temyizinin süresinde kabul edilerek temyiz incelemesinin yapılması, görüşümüz doğrultusunda karar verilmemesi durumunda ise, dosyanın Yüksek Yargıtay Birinci Başkanlığı’na gönderilmesi arz ve talep olunur” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:

II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, kamu görevlisine hakaret suçundan sanık A.. S.. hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteminin süre yönünden reddine dair, Dairemizin 29.04.2014 tarihli kararına ilişkindir.

III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri, 7201 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca sanığın sorguda bildirdiği en son adresine tebligat yapılmamış olması nedeniyle, temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 29.04.2014 gün ve 2013/3984 esas, 2014/14176 karar sayılı ret kararının KALDIRILMASINA,
Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 06.05.2010 tarih ve 2008/458 esas, 2010/524 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Koşulları oluşmasına karşın, TCK’nın 43. maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Eleştiri dışında cezanın yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık A.. S..’nun ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, itiraz yazısına uygun olarak, temyiz davasının esastan reddiyle HÜKMÜN ONANMASINA, 08/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.