YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14199
KARAR NO : 2015/17074
KARAR TARİHİ : 05.10.2015
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma, karşılıksız yararlanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık hakkında 24/12/2012 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı ile “borcundan dolayı kesilen elektriği mühür fekki yaparak enerji kullanmak” gerekçesiyle tutanak düzenlendiği, sanığın yargılama aşamasında alınan beyanında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, soruşturma aşamasında tanık olarak beyanı alınan sanığın kardeşi …..’in ifadesinde bahse konu adreste abisi S.’in oturduğunu ancak faturalar nedeniyle ailesiyle tartıştığını ve ….’den ayrılıp gittiğini beyan ettiği, dosya içerisinde bulunan elektrik tüketim tahsilat makbuzlarından tutanağın tutulduğu konutun bulunduğu mahallede sanık adına birden fazla elektrik aboneliğinin bulunduğunun anlaşılması karşısında; öncelikle tutanak tarihinde tutanağın tutulduğu sayacın ve aboneliğin bulunduğu evde sanığın ikamet edip etmediği araştırılıp kesin olarak belirlendikten sonra söz konusu adreste sanığın oturduğunun anlaşılması halinde 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 05/07/2012 tarihinden sonra işlenen karşılıksız yararlanma suçları yönünden, 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin aynı Kanun ile eklenen 5. fıkrasında, zararın soruşturma tamamlanmadan giderilmesi halinde kamu davası açılmayacağının öngörüldüğü, katılan kurumun 27/05/2013 tarihli yazısı ve eklerinin incelenmesinde, katılan kurumca belirlenen kaçak tahakkukun taksitlendirildiği ve iddianame kabul tarihinden önce 09/05/2013 tarihinde 2 taksidin ödendiğinin anlaşılması karşısında; katılan kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, yapılan ödemenin bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararını karşılaması halinde, sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 223/8 ve 5237 sayılı TCK’nın 168/5 maddeleri gereğince düşme karar verilmesi, ancak yapılan ödemenin bilirkişinin hesapladığı, kurumun vergisiz ve cezasız gerçek zararını karşılamaması durumunda ise katılan kurumdan sanığın borcundan dolayı elektriğinin hangi tarihte kesildiği, enerji kesildiğinde sayaçtaki endeks miktarının ne kadar olduğu sorulup kaçak kullanım bulunup bulunmadığının belirlenmesi için, tutanak öncesi ve sonrası en az birer yıllık tüketimler karşılaştırılarak her iki dönem tüketimleri arasında bariz fark bulunup bulunmadığının ve tüketimlerin elektrikle çalışan tüm aletlerden oluşan kurulu güçle uyumlu olup olmadığının tespiti ile mümkün olduğu gözetilerek, mahallinde elektrikçi bilirkişi aracılığıyla keşif yapılarak, sanığın tüketimlerin kurulu güce uygun olup olmadığı ve tutanak öncesi ile sonrası tüketimler arasında bariz fark bulunup bulunmadığı ve kaçak kullanım olup olmadığı hususlarında elektrikçi bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik incelemeye ve araştırmaya dayanarak yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.12.2014 gün ve 2014/2–455-541 sayılı kararında açıklandığı üzere, mühür bozma suçunun oluşması için mührün kamu görevlileri tarafından konulmasının zorunlu olmadığı anlaşılmakla; sanık hakkında 24/12/2012 tarihli kaçak elektrik kullanma tespit tutanağı ile “borcundan dolayı kesilen elektriği mühür fekki yaparak enerji kullandığı” gerekçesiyle tutanak düzenlendiği, dosya içerisinde bulunan fotokopiden ibaret mühürleme tutanağının sanığın abonesi olduğu bir başka sayaca ilişkin olduğunun anlaşılması karşısında; katılan kurumdan sanığın borcundan dolayı elektriğinin hangi tarihte kesildiği, usulüne uygun olarak düzenlenmiş elektrik kesme ve mühürleme tutanağı bulunup bulunmadığı sorulup, bulunması halinde aslı veya onaylı sureti getirtilip 1 numaralı bozma kararı doğrultusunda sanığın tutanak tarihinde tutanakta belirtilen adreste oturup oturmadığına dair yapılacak araştırma sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 05/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.