YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7071
KARAR NO : 2015/30030
KARAR TARİHİ : 22.10.2015
Tebliğname No : KYB – 2015/245521
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 29.06.2015 gün ve 2015-13207/42814 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 09.07.2015 gün ve 2015/245521 KYB. sayılı ihbarnamesi ile;
Resmî belgede sahtecilik suçundan sanık E.. S..’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204/1, 204/3 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/02/2013 tarihli ve 2012/702 esas, 2013/120 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde:
Adı geçen sanığın … plaka sayılı … marka aracı olduğu ve araç üzerinde birden fazla haciz nedeniyle mahrumiyet kaydı bulunduğundan, sanığın aracını trafiğe çıkarmaktan kaçındığı, sanık ile aynı kooperatifte çalışan müşteki K.. S..’ın da … plakalı aynı marka aracı bulunduğu, sanığın aracını hacizden kaçırmak amacı ile sahte plaka takarak trafiğe çıkarmaya karar verdiği, bu amaçla müşteki Kemal’in aracına ait tescil belgesinin noter onaylı bir örneğini ele geçirdiği ve müştekinin aracında takılı olan … sayılı plakadan sahte olarak iki tane yaptırarak kendi aracına taktığı, daha sonra mağdur N.. Ş..’e ait araç kiralama şirketine giderek kendisini K.. S.. olarak tanıttığı ve daha önce ele geçirdiği noter onaylı tescil belgesini ibraz edip K.. S.. ismi ile araç kiralama sözleşmesi imzalayarak aracını üzerinde sahte plakalar takılı olduğu halde kiraya verdiği, sahteciliğin anlaşılması üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında sahte isimle araç kiralama sözleşmesi yapmak eylemi nedeni ile özel belgede sahtecilik suçundan ceza verildiği ve ayrıca sahte plaka yaptırıp kullanmak eylemi nedeni ile resmi belgede sahtecilik suçundan ceza verildiği anlaşılmış ise de.
Sanığın sahte olarak yaptırıp aracına taktığı plakalar üzerinde mühür bulunmadığı, Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 16/11/2009 tarihli ve 2009/775 sayılı raporunda da belirtildiği üzere tamamen sahte olarak üretilmiş ve görevliler tarafından kontrol edildiğinde sahteliği ilk bakışta kolaylıkla anlaşılacağından iğfal kabiliyeti bulunmadığı cihetle, sanık başka bir resmi belgede sahtecilik de yapmamış olduğundan resmi belgede sahtecilik suçundan beraati yerine, yazılı şekilde bu suçtan da mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediği bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 15.06.2012 tarih ve 2012/11964 esas sayılı iddianamesinde, sanığın, mağdur K.. S..’a ait … plaka sayılı aracın noter tasdikli ruhsat örneğini ele geçirip, aynı sayılı plakayı mühürsüz olarak yaptırarak aracına takmak suretiyle, K… S.. adına düzenlenen sahte sözleşmeyle bu aracı kiraladığının iddia olunması karşısında, iddianamede noter tasdikli ruhsat örneğinin sahteliğinden bahsedilmediği gibi, 5271 sayılı CMK.nun 225/1. maddesi uyarınca, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceği cihetle açılmayan davadan da hüküm kurulamayacağı; suça konu araç tescil plakalarının incelendiği 16.12.2013 tarihli celsede sahte araç tescil plakaların üzerinde mühür izinin olmadığının belirlenerek iğfal kabiliyetinin bulunmadığının tespit edilmiş olması karşısında “resmi belgede sahtecilik” suçunun unsurlarının oluşmayacağı anlaşılmakla; ihbarnamedeki kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/02/2013 tarihli ve 2012/702 Esas, 2013/120 Karar sayılı kararının CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca karar verilmesi mümkün görüldüğünden, yüklenen suç unsurları itibariyle oluşmadığından sanığın beraatine, cezanın çektirilmemesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.