YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10141
KARAR NO : 2015/11415
KARAR TARİHİ : 07.05.2015
Tebliğname No : 5 – 2013/98009
MAHKEMESİ : İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/12/2012
NUMARASI : 2012/271 Esas, 2012/485 Karar
SUÇ : Zincirleme biçimde görevi kötüye kullanma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılan Z.. E.. 28/12/2012 havale tarihli süre tutum dilekçesi ile hükmü temyiz etmiş ise de, gerekçeli kararın kendisine tebliğinden sonra vermiş olduğu 12/03/2013, 14/03/2013 ve 27/06/2014 havale tarihli dilekçeler ile hükmü yerinde bulup onanmasını istemek suretiyle temyizden vazgeçtiği anlaşılmakla sanığın temyiz itirazlarıyla sınırlı inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Avukat olan sanığın İzmir 11. Noterliğinin 31/10/2008 tarih ve 25050 yevmiye no.lu vekaletnamesi ile katılanın vekilliğini üstlendiği, vekaletnamede sanığa tevkil ve temyizden feragat yetkisi verilmediği halde katılanı davalı vekili sıfatıyla temsil ettiği İzmir 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/1439 Esas sayılı dosyasında 21/01/2010 ve 02/03/2010 günlü celselerde mazeretsiz olarak hazır bulunmadığı, Seferihisar İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/40 Esas sayılı dosyasında aynı zamanda eşi olan Avukat S.. A.. adına 28/07/2009 tarihli yetki belgesi tanzim edip eşinin yetkisiz olarak söz konusu davanın duruşmalarına girmesini sağladığı, İzmir 5. İcra Ceza Mahkemesinin 2009/116 ve 2009/117 Esas sayılı dosyalarında hakikate muhalif beyanda bulunmak suçlarından verilen beraat kararlarını yasal süresinde verdiği süre tutum dilekçeleriyle temyiz ettiği halde akabinde verdiği 12/04/2010 havale tarihli dilekçelerle temyizden feragat ettiği dosya içeriğinden anlaşılmış ve oluş Mahkemece de bu şekilde kabul edilmiş ise de; sanığın mazeretsiz olarak duruşmalara katılmama, eşinin yetkisiz olarak duruşmalara girmesini sağlama ve temyiz taleplerinden usulsüz feragat etmesi fiillerine bağlı olarak TCK’nın 257. maddesinde yer alan kişisel mağduriyet, kamu zararı veya kişilere haksız kazanç sağlama unsurlarının ne şekilde gerçekleştiği denetime imkan verecek şekilde karar yerinde açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın icrai davranışla gerçekleştirdiği görevi kötüye kullanma fiillerinin TCK’nın 257/1. maddesine uyduğu dikkate alınmadan aynı Yasanın 257/2. maddesi ile uygulama yapılması,
Sanığın, lehe hükümlerin uygulanması yönündeki talebinin 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesindeki paraya çevirme ve diğer seçenek yaptırımları da kapsadığı gözetilmeden bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-e maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA, 07/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.