Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2015/1229 E. 2015/2131 K. 25.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1229
KARAR NO : 2015/2131
KARAR TARİHİ : 25.02.2015

MAHKEMESİ : Şile Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/05/2013
NUMARASI : 2010/84-2013/223

Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 27/10/2014 gün ve 2013/18531-2014/13999 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, davalının köy muhtarı olduğu dönemde Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan hazine arazisine hafriyat dökmek suretiyle haksız olarak kullandığı iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın esastan reddine karar verilmiş; davacının temyizi üzerine Dairemizce kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kurumun hizmet kusurunu oluşturacağı, Anayasa’nın 40/3 ve 129/5 yine 657 sayılı Yasanın 13 maddeleri uyarınca davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiği şeklindeki gerekçe ile bozulmuştur. Davacı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Anayasa 129/5 maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13/1 maddesinde, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken verdikleri zararlar nedeniyle açılan tazminat davalarının ancak idare aleyhine açılabileceği benimsenmiştir. Ne var ki, bu kural mutlak olmayıp idari işlem ve eylem niteliğini yitirmemiş davranışlar ile sınırlıdır.
Somut olayda, davalının köy muhtarı olduğu dönemde, köylünün traktörleri ile gelip geçtiği yolu iyileştirmek amacıyla, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan hazine arazisine hafriyat toprağı dökmek suretiyle oluşan haksız eylemde, idarenin bir plan ve projesine dayanılmadığı gibi resmi mercilerden de herhangi bir izin alınmadığı anlaşılmaktadır.
Davalı kişisel kusuru ile neden olduğu haksız eylemden sorumludur. Keza, davacı açıkça davalının kişisel kusur ve eylemine dayanmıştır. O nedenle Anayasa ve anılan Yasa hükümlerinin göz önünde tutulabilmesi söz konusu değildir.
Şu durumda; kamu görevlisi olan davalının kişisel kusurlarına dayalı olarak, haksız fiil faili sıfatıyla genel hükümlere göre uğranılan zararın tazmini istenildiği göz önünde bulundurulduğunda; davalının idari görevi ile ilgisi bulunmayan haksız eylemi nedeniyle verdiği zarardan sorumlu tutulmasına ilişkin olarak açılan davada; Mahkemenin işin esasını inceleyerek, davacının zararını isbat edemediğinden bahisle verilen ret kararının, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan kararın onanmasına karar verilmesi gerekirken bozulmuş olduğu anlaşıldığından davacının karar düzeltme istemi kabul edilmeli, Dairemizin bozma kararı kaldırılmalı ve karar açıklanan nedenlerle onanmalıdır.
SONUÇ: Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 440-442. maddeleri gereğince davacının karar düzeltme isteminin kabulüne ile Dairemizin 27/10/2014 gün ve 2013/18531 Esas, 2014/13999 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına; mahkemece verilen kararın yukarıda gösterilen nedenlerle ONANMASINA 25/02/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.