YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6737
KARAR NO : 2015/502
KARAR TARİHİ : 15.01.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren
manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
..i’de ..l ünvanıyla birlikte işyeri işlettikleri bildirilen ve karı-koca olan sanıkların fikir-eylem birliği içinde hareket ederek merkezi …’da olan ….. Ltd. ticari ünvanlı şirketten aldıkları belirtilen mal karşılığında; …. şubesi nezdinde hesabı bulunan sanık..için üretilmiş çek karnesine dahil olan suça konu (iddianamedeki tavsife göre) 25/05/2009 keşide tarihli… seri no’lu 4.000 TL bedelli hamiline yazılı çek yaprağını sanık … (eşi) adına çek keşide etme yetkisi olmamasına rağmen onun adına imzalayıp katılanların çalışanı ,..a vermesi eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
. C. Başsavcılığına iki ayrı çek yaprağı için yapılan şikayetler nedeniyle 2009/37204 ve 2009/48713 no’lu soruşturmaların başladığı, 27/07/2010 tarihli ekspertiz raporunun 25/06/2009 keşide tarihli… seri no’lu çek yaprağı incelenerek (2009/48713 no’lu soruşturma kapsamında) düzenlendiği 25/09/2009 ve 27/10/2010 tarihli iki ayrı yetkisizlik kararı ile soruşturma evrakının…C. Başsavcılığına gönderildiği ve burada 2009/6460,2010/6411 no’lu soruşturma dosyalarının açılıp 25/11/2010 tarihi itibariyle “soruşturmaların birleştirilip” nihayetinde 10/01/2011 tarihli iddianamenin 25/05/2009 keşide tarihli.. seri no’lu çek yaprağı esas alınarak (tavsif olunarak) düzenlendiği, ekspertiz raporun konu …i no’lu çek yaprağından açıkça bahsedilmediği, kovuşturmanın da bu ayrıntı gözetilmeden yürütülüp 25/06/2009 keşide tarihli … seri no’lu çekin takip konusunu oluşturduğu…. İcra Dairesi’nin 2009/4501 E. sayılı dosyasının duruşmada incelendiği adli emanetin 2010/799 no’suna kayıtlı … no’lu çek yaprağına ilişkin olarak “dosyada saklama” kararı verildiği 2010/745 no’da kayıtlı dava konusu.. seri no’lu çekli ilgili işlemler yapılmadığı anlaşılmakla; CMK’nın 225. maddesi gözetilerek; her iki çek yaprağının getirtilip heyetçe incelenmesi,.. seri no’lu dava
konusu çek yaprağının Bursa 8. İcra Dairesinin 2009/9946 E no’sunda takibe konulduğu bildirildiğinden anılan dosyanın getirtilip incelenmesi, dosyada bulunan vergi levhası fotokopisine göre Serbay … Ltd. ünvanlı şirket ile tarafların ilgisinin belirlenmesi, sanıkların mal alımına karşılık 4 veya 5 çek yaprağının katılan tarafa verdikleri savunması dikkate alınarak ticari ilişkiyi gösteren kayıtların (belgelerin) istenilmesi ve özellikle suça konu edilen çek yaprağının, alıcıya mal teslimi tarihinden sonra Arben … Ltd’ye verilip (kayıtlarına girip) verilmediğinin açıklığa kavuşturulması bu konuda katılanın çalışanı ,..ın tanık sıfatıyla usulünce dinlenmesi, sanıklar tarafından benzer şekilde çeklerin (Filiz’e ait çeklerin eşi Mustafa tarafından imzalanarak) katılan tarafa geçmişte de verilip verilmediğinin ve katılan tarafça kabul edilip edilmediğinin ortaya konulması toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla (dava ve hüküm karıştırılarak) yazılı biçimde kararlar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 15/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.