YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7640
KARAR NO : 2015/2666
KARAR TARİHİ : 04.02.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık …’in oğlu …’e ait yeşil kart ile torunu …’e ait yeşil kartın vize süresinin sona ermesi nedeniyle yeşil kartların vize işlemlerinin yapılması gerektiğini köylüsü olan sanık …’e söylediği ve yeşil kartları şüpheli …’e vererek vize işlemlerini yapmasını istediği, eczaneye yeşil kartlar ile başvuru yapıldığında vizelerin sahte yapıldığının belirlendiği, ancak sanık …’in oğlu ve torununa ait sahte vize işlemleri yapılan yeşil kart ile sağlık işlemlerinden faydalanılarak toplam 292,86 TL katılan kurumu zarara uğrattığı, sanık …’ün, üzerine atılı suçu kabul etmediği, bu suretle sanık … hakkında kamu kurumu zararına dolandırıcılık ile resmi resmi belgede sahtecilik ve sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda;
1- Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde,
a) İl Sağlık Müdürlüğü’nün 19/02/2010 tarihli yazısına göre, vize işlemleri usulsüz olsa dahi yeşil kartların geçersiz hale gelmediğinin belirtilmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, yeşil kart sağlık karnelerinin provizyon sistemine tabi olup olmadıkları hususları araştırılıp sonucuna göre yeşil kart sağlık karnelerinin kullanılabilmesi için uzatılan vize sürelerinin bilgisayar sistemine kaydedilmek suretiyle işlemesinin gerekli olduğunun bildirilmesi halinde sahte vize işleminin hukuki sonuç doğurmaya elverişli olup olmayacağı ve buna göre aldatma yeteneğinin ne şekilde oluşacağının tartışılması ve sanık …’in oğlu ve torunun yeşil kart alma koşullarını yitirmemiş olmaları durumunda eylemin 5237 sayılı TCK’nun 211. maddeleri kapsamında kalıp kalmadığı da tartışılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Ceza ölçü biriminin Türk Ceza Kanunun 61/6. maddesi hükmünde düzenlendiği; buna göre, “Hapis cezasının süresinin, gün, ay ve yıl olarak belirleneceği, bir gün 24 saat, bir ay 30 gün olduğu, yıl hesabının da resmi takvime göre hesap edileceğinin” belirtildiği, mahkeme tarafından sanıklara resmi belgede sahtecilik suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası verildikten sonra, 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak belirlenecek cezanın 1 yıl 13 ay olarak belirlenmesi yerine, sanıkların 5 gün aleyhine olacak şekilde 2 yıl 1 ay olarak belirlenmesi,
2- Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde,
a) Sanık …’in oğlu …’in, suç tarihinde onyedi yaşında, torunu …’in ise suç tarihinde iki yaşında olduğu, vize işlemleri sahte yapılmış yeşil kartları kullanan kişilerin 18 yaşından küçük olmaları ve suç tarihi itibarı ile herhangi bir sağlık güvencelerinin bulunmaması sebebi ile 5510, 2202 ve 3816 sayılı kanunlar ile 25.03.2010 tarihli Resmi Gazete yayınlı 27532 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulamaları Tebliği ile sağlık hizmetlerinden ücretsiz olarak faydalanacak kişilerden olması karşısında, çocukların sağlık harcamalarının tamamının devlet tarafından karşılanması nedeniyle kamu zararının bulunmayacağı dikkate alınarak, nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla, sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraatlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
b) Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 158/1,e son maddesi gereğince haksız menfaat miktarının 292,86 TL, haksız menfaatin iki katının 585,72 TL olması dikkate alınarak temel cezanın bu miktardan az olmayacak şekilde belirlenip sanığın 100 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildikten sonra, tüm artırım ve indirimler yapılıp sonucuna göre bulunacak 51 gün adli para cezası üzerinden aynı Kanun’un 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL den hesap edilmek suretiyle netice olarak 1.020 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 100 gün adli para cezası üzerinden zincirleme suç artırımı yapıldıktan sonra tayin olunan 125 gün adli para cezasının günlüğü 20 TL’den hesap edilip, bulunan 2.500 TL ceza üzerinden indirim yapılmaya devam edilerek sanıklar hakkında 1.041 TL para cezasına hükmolunması ile netice olarak 21 TL fazla ceza tayini,
c) Tedavi giderlerinin kurum tarafından ödenmesi amacıyla iki ayrı sahte vize yapılmış yeşil kartın kullanılarak menfaat temin edilmesi nedeniyle sahte yeşil kart sayısınca ayrı ayrı dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin ve sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kararın CMUK’nın 325. maddesi gereğince nitelikli dolandırıcılık suçundan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle temyiz talebinde bulunmayan sanık …’e sirayetine, 04/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.