Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/9723 E. 2015/24041 K. 21.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9723
KARAR NO : 2015/24041
KARAR TARİHİ : 21.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet, temyiz isteminin reddi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’un, … ilinde ikamet eden müşteki …’i arayarak hayvan alacağını beyan ettiği ve … ile 55 adet keçiyi 27.500 TL den satın alma konusunda anlaştığı, ardından …’un yanına sanık … ile temyiz dışı sanıklar … ve … de alarak müşteki …’in ikametine gittikleri ve 40 adet keçiyi araca yükledikleri ve …’in, …’e 27.500 TL karşılığında senet imzalayarak verdiği, anlaşma gereği …’in de sanıklar ile …’a geleceği ve burada alacağını aldıktan sonra sanıklar ile yeniden Kütahya’ya döneceği ve almış olduğu senedi sanıklara iade edeceği hususunda fikir birliğine vardıkları ve yola çıktıkları, … yaklaşınca, sanık … ve temyiz dışı sanık …’in başka araç ile yanlarına geldikleri, aracın gelmesi ile …’in bu araca geçmesini istedikleri ancak …’in hayvanların bulunduğu araçtan inmek istemeyerek bu teklifi kabul etmediği ve …’dan parasını istediği, …’un da ” O kadar para üstte taşınmaz bankaya gideriz senin adına havale yaparız ” demesi üzerine …’in bu teklifi kabul ederek… plakalı araca geçtiği ve sanıklar …, … ve … ile birlikte … geldikleri, ardından … ile bankaya girdikleri ancak …’un para daha gelmemiş demesi üzerine bankadan ayrılarak araca tekrar bindikleri, …’in yeniden parasını istemesi üzerine …’in … iline gidelim orada alacağımız var onu alalım dediği ve …’ya doğru yola çıktıkları ancak daha sonra …’da para yokmuş diyerek yoldan döndükleri ve … ilçe merkezine geldikleri, burada … ile arabadan dışarıya çıktıkları ancak daha sonra …’in yeniden arabaya bindiği ve …’i de arabaya binmek isterken, eli ile …’i itekleyerek yere düşürdüğü ve olay yerinden kaçtıkları, sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı suçu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık … hakkında verilen temyiz isteminin reddi kararına yönelik yapılan incelemede,
Temyiz isteminin reddine dair 05.02.2013 tarih ve 2012/86 E – 2012/1039 K sayılı ek kararlarda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz itirazlının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik yapılan incelemede,
Sanık ve müşteki beyanları ile tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği anlaşılmakla hakkında verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla ”30 gün”, ”25 gün” ve ”500 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla ”5 gün”, ”4 gün”, ”80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik yapılan incelemede,
Sanık ve müşteki beyanları ile tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği anlaşılmakla hakkında verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
a-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
b-Erteleme hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil eden üç aydan fazla hapis cezasını gerektiren ve silinme koşulları oluşmayan sabıka kaydı bulunmasına rağmen, sanık hakkında koşulları bulunmadığı halde 5237 sayılı TCK’nun 51. maddesinin uygulanması,
c-Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’ nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.04.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.