Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/42895 E. 2015/34530 K. 25.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/42895
KARAR NO : 2015/34530
KARAR TARİHİ : 25.11.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun Davacı, beyin sapında ve beyin sol üst köşesinde mevcut kitle nedeniyle davalı özel hastaneye müracaat ettiğini, diğer sağlık kuruluşlarının aksine beyin sapındaki kitlenin tek bir ameliyatla çıkartılabileceğinin söylendiğini ve 25.01.2010 tarihinde diğer davalı doktor tarafından ameliyatının gerçekleştirildiğini, sinirlere yapışık kitle zarının kitle ile birlikte çıkarıldığı, bu kısım üzerine dış dokudan alınan bir parçanın yerleştirildiği bilgisinin verildiğini, çekilen em-ar sonuçlarının da temiz olduğunun bildirilmesi üzerine davalı doktor tarafından …. isimli ilaç reçete edilerek 45 gün sonra kontrole gelmek üzere taburcu işlemlerinin gerçekleştirildiğini, anılan ilacı düzenli olarak kullandığını ancak baş dönmesi, çift görme, bulantı, kusma gibi şikayetlerinin devam ettiğini, belirtilen sürenin sonunda davalı doktora kontrole gittiğinde, bu tür şikayetlerin geçici olduğu, kısa bir süre sonra normal hayatına dönebileceğinin söylendiğini ve başka bir sağlık kuruluşuna gitmemek şartı ile tekraren Haziran ayına kontrol verildiğini ancak şikayetlerinin artması nedeniyle müracat ettiği başka bir sağlık kuruluşunda, alındığı belirtilen kitlenin aslında alınmamış olduğunu öğrendiğini, bilgi verildiği şekilde bir operasyon gerçekleştirilmediği gibi, operasyon sonrası da yapılan tıbbi müdahaleler konusunda yanlış bilgilendirme yapıldığını, bunun hasta haklarının ihlali niteliğinde olup, ameliyat sonrası şikayetlerinin gözardı edildiği, bilgi verilmiş olsaydı başka bir ameliyat olabileceğini ileri sürerek, 60.000 TL manevi, fazlaya dair haklar saklı tutularak 1.000 maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, alınan 24.12.2012 tarihli ve itirazen alınan 18.12.2013 tarihli ….. raporu benimsenmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; alınan raporlar incelendiğinde hüküm kurmaya yeterli olmadığı görülmüştür. Bu durumda, mahkemece bu konuda rapor düzenlemeye ehil ve donanımlı bir Üniversiteden, aralarında beyin cerrahı ve nöroloji uzmanı olan akademik kariyere sahip 3 kişilik bilirkişi Kurulu aracılığıyla, “yapılan işlemlerin tıp bilimi açısından yeterliliği ve davalılara atfı kabil bir kusur olup olmadığı” hususlarında, nedenlerini açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak davalıların kusurlu olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönler göz ardı edilerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.