Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2014/3755 E. 2015/2015 K. 20.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3755
KARAR NO : 2015/2015
KARAR TARİHİ : 20.04.2015

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, ödenmeyen bakiye iş bedelinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibibe yapılan itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemlerine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı, davalıya ait taşınmazın inşaat alanında hafriyat ve makine işlerini yapmasına rağmen bakiye iş bedelinin ödenmediği iddiasıyla dava açmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, davalı yapılan ödeme tutarını kanıtlayabilmek için sunduğu delil listesinde sair delillere de dayanmıştır. Dava tarihi itibariyle davalının delil listesinde sair delil bulunduğundan ödeme savunmasını kanıtlayabilmesi için davalıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması gerekirken bu hakkının hatırlatılmaması doğru olmamıştır.
İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi hükmü gereğince, itirazın iptâli davasında hükmolunan alacağa icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için anılan Kanun hükmünde öngörülen tüm koşulların gerçekleşmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacının bakiye iş bedelini talep etmeye hakkı olup olmadığı yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi kurulu raporu ile sabit olmuştur. Bu durumda davalı itirazında haksız sayılamayacağından davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Davacı tarafından takip talebinde ismi belirtilmeden %9 oranında faiz talep edilmiş, mahkemece bu oran geçilmemek kaydıyla takip tarihinden itibaren alacağa avans faizi yürütülmesine karar verilmiş ise de, takip tarihi itibariyle takipte belirtilen oran yasal faize karşılık geldiğinden ve ayrıca faizin türü bakımından bir belirleme yapılmadığından yasal faiz yerine avans faizine hükmedilmesi ve davanın kısmen kabul edilmesine rağmen yargılama giderlerinde paylaşıma gidilmeden karar verilmesi de doğru olmamış, kararın belirtilen nedenlerle bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 20.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.