YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2701
KARAR NO : 2015/4024
KARAR TARİHİ : 16.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, müştekinin çalıştığı market işyerine gelerek, görüşme yapmak üzere müştekiden cep telefonunu istediği, bu yolla aldığı cep telefonu ile market içinde konuşmaya başlayıp, devamında market dışına çıkarak, suça konu cep telefonunu alıp götürmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin, TCK nın 142/1-b maddesine mümas bina veya eklentileri içinde hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden sanık hakkında kurulan hükümde aynı yasanın 141/1. maddesinin uygulanmak suretiyle eksik cezaya hükmolunması,
2-06.05.2010 tarihli hükümden sonra müşteki tarafından dosyaya sunulan 30.05.2013 tarihli dilekçede, müştekinin, yargılama aşamasında suçtan doğan zararının sanık tarafından giderildiği ancak kendisinin bu durumu dile getiremediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, yöntemine uygun şekilde müştekinin celp edilerek, dilekçe içeriğinin kendisine hatırlatılıp, suçtan doğan zararının sanık tarafından giderilip giderilmediği ve giderilme tarihinin açıklattırılarak sonucuna göre sanık hakkında TCK nın 168. maddesinin uygulanma koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nun temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 16.06.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.