YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/70
KARAR NO : 2015/2962
KARAR TARİHİ : 01.07.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, kararın nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hükümlünün eylemlerinin hırsızlık suçunun yanında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarını da oluşturduğu, 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak, ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa hükümlerinin tespit edileceği, uyarlama hükmünde kazanılmış hak olmayacağı, anlaşıldığından, 5237 sayılı Yasa uygulanırken mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından hüküm kurulmaması,
2- Suç tarihine göre yaşı küçük olan sanık hakkındaki hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarının uzlaşma kapsamında olduğu anlaşıldığından, taraflara uzlaşmayı kabul edip etmedikleri sorularak bunun sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Hırsızlık suçundan temel ceza alt sınırdan belirlendiği halde suçun gece işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK nun 143. maddesi uyarınca yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden en üst oranda artırım yapılması,
4- Sanık …’in, müştekinin ikametinden çaldığı eşyalardan, …’e verdiği 200 Amerikan Doları, …’a verdiği 250 Alman Markı ve 50 Amerikan Dolarının ve kendisinde bulunan 10 TL para ve kelepçenin müştekiye iadesini sağladığı anlaşılmasına göre, müştekiden TCK’nın 168/son maddesi anlamında kısmi iadeye rızası bulunup bulunmadığı sorulduktan sonra, sanık hakkında TCK’nın 168. maddesinin uygulanma olanağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, hükümlü … müdafinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, infaz aşamasında lehe yasa uygulaması nedeni ile yapılan lehe uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 01/07/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.