YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2190
KARAR NO : 2015/5616
KARAR TARİHİ : 09.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderlerinden kaynaklanan 21.660,34 TL asıl alacak ile 349.18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.009,52 TL’nin asıl alacak kısmına 23.11.2010 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı …’in Deniz Harp Okulundan istifa nedeniyle ilişiğinin kesildiğini, davalılara 21.660,34 TL öğrenim gideri ve sarf tarihinden ilişiğinin kesildiği tarihe kadar 349,18 TL faiz tahakkuk ettirildiğini, bildirim yapılmasına rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek 21.660,34 TL asıl alacak ile bu tutara işlemiş 349,18TL faiz alacağı olmak üzere toplam 22.009,52 TL nin asıl alacağa 23.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen… Komutanlığının 14.01.2015 tarih ve 727 sayılı yazısının incelenmesinden; borcun 12.01.2011 tarihli yazı ile davalı …’e bildirildiği, davalının borcunu ödemeye başladığı davalının sulh antlaşmasını 24.07.2012 tarihinde imzaladığı, sulh anlaşmasının teslim alındığı tarihte 6353 sayılı Kanun nedeniyle, bu kapsama dahil öğrencilerin tazminat tutarlarının yeniden hesaplanmakta olduğundan ve tazminat tutarı değişeceğinden harcama yetkilisi tarafından imzalanmadığını, yeniden hesaplanan tazminat miktarının ödemeleri devam eden davalıya 26.04.2013 tarihinde bildirilerek yeni bir sulh anlaşması örneği gönderildiğini ancak imzalanıp geri gönderilmediği bildirilmiştir.
Buna göre, davacı idare tarafından imzalanmış bir sulh anlaşması bulunmadığı gözetilerek yapılan yasal değişiklikler de dikkate alınmak suretiyle davalı tarafın ödemesi gereken miktarın bilirkişiye tespit ettirilerek yapılan ödemelerde gözönünde bulundurularak belirlenecek olan alacağın hüküm altına alınması gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile taraflar arasında sulh anlaşması bulunduğunun kabulü ve davacının tahsil davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 09.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.