YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/461
KARAR NO : 2015/20295
KARAR TARİHİ : 15.12.2015
T.C.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ
BAŞKANLIĞI
Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MUĞLA AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/10/2014
NUMARASI : 2013/84-2014/513
Taraflar arasındaki nişan tazminatı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalının Temmuz 2012 tarihinde nişanlandıklarını, davalının baskısı ile davacının okulunu ve işini bıraktığını, bir süre sonra davacının hamile kaldığını, davacının sıkıntılar nedeni ile çocuğunu düşürdüğünü, nişanın bozulduğunu belirterek, davacının uğradığı manevi zararın giderilmesi için 50.000 TL manevi tazminat ile davacının ödediği kira ile kürtaj bedeli 3.300 TL maddi tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında; davacının psikolojik rahatsızlığı ve davalının ailesine kötü davrandığı için tarafların ayrıldıklarını, hukuken nişanlı olmadıklarını beyan etmiştir.
Mahkemece; manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 25.000 TL’nın davalıdan tahsiline, maddi tazminat yönünden ise Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, hükmü taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosya kapsamından ve dinlenen tanık beyanlarından; tarafların aileleri ile beraber yüzük takarak nişanlandıkları, nişanlı oldukları dönemde davacı kadının hamile kaldığı, Kadın Hastalıkları Uzmanı Doktor raporuna göre 26.12.2012 tarihinde 10 haftalık kürtaj yapıldığı, bu davanın 10.01.2013 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildi.
Ancak, “adli yardımlı” davacı hakkında dava dilekçesinde manevi tazminat talebine ilişkin olarak ıslah ile birlikte faiz istendiğine göre, hükmedilen manevi tazminat miktarına faiz işletilmesi gerekirken, mahkemece; bu konuda hüküm kurulmaması doğru değilse de, belirtilen hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasında yazılı bulunan “25.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline” cümlesinin yerine “25.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün HUMK’nun 438/VII. maddesi gereğince düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.12.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.