Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/25942 E. 2016/4209 K. 10.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/25942
KARAR NO : 2016/4209
KARAR TARİHİ : 10.03.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil

… ile … ve … ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının açılmamış sayılmasına dair … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen … gün ve … sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili dava konusu … ada … parselde kayıtlı taşınmazın … adına kayıtlı bulunduğunu, vekil edenlerin 1965 yılından dava tarihine kadar malik sıfatıyla zilyet bulunduklarını, kayıt malikinin 1968 de öldüğünü, mirasçılarının intikali sağlamadıklarından tapunun hukuki değerini yitirdiğini açıklayarak tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tescilini istemiştir.
Davalılardan …, taşınmazın miras bırakanından kaldığını, davacının hakkı bulunmadığını, belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davalıların açık adresleri ve kimlik bilgilerinin bildirilmesi için verilen kesin sürede bu eksikliğin tamamlanmamış olması ve usulü eksikliğin giderilmemiş olması nedeniyle HMK’nun 119/2. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu … ada … parsel sayılı taşınmaz kadastro yoluyla 16.07.1965 tarihinde … oğlu … adına tescil edilmiş ve dava tarihine kadar intikal görmemiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve TMK’nun 713/2. fıkrasında yer alan “maliki 20 yıl önce ölmüş…” hukuki sebebine dayalı olarak TMK’nun 713/1 ve 2. fıkraları gereğince tapunun hukuki değerini yitirdiği gerekçesiyle açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. Kural olarak, tapu iptali ve tescil davalarında, dava, kayıt malikine, kayıt maliki ya da malikleri ölüyse mirasçılarına yöneltilerek açılır.
Mahkemece, tedbir incelemesi başlıklı tutanak ile davacı tarafa HMK’nun 115/2. maddesi gereğince (en azından nüfus kayıtlarını temin suretiyle davalıların belirlenip kimlik bilgilerinin ve mernis adreslerinin bildirilmesi suretiyle) davalıların kimlik bilgilerinin ve adreslerinin bildirilmesi yönünde tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta kesin süre verilmesine karar verildiği, bu süre içinde bildirilmemesi halinde HMK’nun 115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddedileceği ihtaratında bulunulduğu, bu ihtarın davacı vekiline 14.08.2013 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu ihtar üzerine davacı vekili tarafından mahkemeye sunulan 20.08.2013 tarihli dilekçe ile kayıt malikinin veraset belgesinin alınması bakımından Sulh Hukuk Mahkemesine dava açmış olduklarının ve yaptıkları araştırma ile muhtemel mirasçılarının da bu dilekçe ile bildirildiği görülmüştür. Dilekçede bildirilen bir kısım mirasçılara da dava dilekçesi tebliğ edilmiştir. TMK’nun 713/2. maddesinde belirtilen hukuki sebeplerden birine dayanılarak açılan davalarda, bu tür davaların niteliği özelliği ve re’sen araştırma ilkesi gereği husumetin yargılama sırasında tamamlanması mümkündür. Ancak mahkemece, bu eksikliğin yerine getirilmesi için davacı tarafa 2 haftalık kesin süre vererek bu süre içerisinde eksikliğin tamamlanmasını istemiştir. Verilen süre makul olmadığı gibi, yine de, bu süre içerisinde davacı yan tarafından kayıt maliki … oğlu … mirasçılarının belirlenmesi yönünden Sulh Hukuk Mahkemesi’ne dava açılmıştır. Ayrıca, davacı tarafça; temyiz dilekçesi ekinde sunulan mirasçılık belgesinde belirlenen … mirasçılarının … tarihli dilekçeyle davalı olarak davaya dahili istenmiştir. Şu halde; mahkemece, tapu kayıt malikinin veraset belgesine göre taraf teşkili tamamlanarak davanın yürütülmesi, tebligatlar yönünden 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerinin gözönünde tutulması, taraflarca bildirilen delillerin toplanması ve toplanan deliller de nazara alınarak, iddia ve savunma çerçevesinde işin esası hakkında hüküm kurulması gerekir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.