YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8723
KARAR NO : 2016/7100
KARAR TARİHİ : 02.06.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar … ve …’nın eş oldukları, katılan …’in yaşlı bir kimse olup çoğu zaman yurt dışında yaşadığı, Türkiye’ye geldiğinde sanıkların kendisi ile ilgilendikleri, sanıklar …ve …’ın katılanın yurtdışında yaşaması ve geldiğinde kendilerinin ilgilenmelerinin verdiği kolaylıktan istifade ederek Burhaniye ilçesindeki evleri ve yazlığının korunması gerekçesiyle vekaletname aldıktan sonra, katılana ait yazlığı kendileri ile işbirliği içerisinde olan sanık …’ya devir ettikleri, Burhaniye ilçesindeki evi sanık … üzerine devir edildiği, bu şekilde sanıkların katılana karşı dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilen olayda;
1-Sanık … hakkında verilen beraat kararına yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın savunması, katılan beyanı, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın beraatine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanıklar … ve … hakkında verilen beraat kararlarına yönelik yapılan temyiz incelemesinde
A-)Sanıklardan …’nın katılandan satış vekaleti alıp taşınmazları sattığı halde bedelinin ödememek şeklinde gerçekleşen eylemlerinin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu anlaşıldığından sanıkların dolandırıcılık suçundan mahkumiyetleri yerine oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
b-)Sanık …’nın hüküm tarihinden sonra 09/01/2016 tarihinde vefat ettiğinin UYAP üzerinden MERNİS’ten temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında; hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.