YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14033
KARAR NO : 2013/1001
KARAR TARİHİ : 31.01.2013
MAHKEMESİ İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlular aleyhine limit ipoteklerine dayalı olarak; ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatılmıştır.
Borçlular İcra Mahkemesi’ne başvurularında, diğer itiraz ve şikayet sebepleri ile birlikte, limiti aşar şekilde talepte bulunulduğunu da ileri sürmüş, istem Mahkemece reddedilmiştir.
MK’nun 851 ve 881. Maddelerinde ifadesini bulan muhtemel bir alacağın teminatı olarak tesis edilen üst sınır (limit) ipoteğinde borcun ulaşacağı miktar belirsiz olduğundan taşınmazların ne miktar için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosundaki limitle sınırlandırılmıştır. TMK’nun 875. maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan ana borç, faiz, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan toplam borç miktarının bu limiti aşması mümkün değildir (HGK. 24.05.1989 tarih 1989/11-294 E., 1989/378 K.).
Şikayetçilerin….. yevmiyeli ipoteğin tesisinden sonra, ipotek konusu 9 nolu bağımsız bölümü satın alarak ipotek borçlusu oldukları, bahse konu ipoteğin Girişimciler Ltd. lehine doğmuş, doğacak 500.000.00 TL için konulmuş limit ipoteği olduğu görülmektedir. Bu nedenle alacaklının bu borçlular yönünden ipotek limiti ile sınırlı olarak takip yapabileceği tartışmasızdır. Limitin aşılmasına ilişkin şikayetler kamu düzenine ilişkin bulunduğundan süresiz olarak incelenip sonuçlandırılmalıdır. Bu durumda Mahkemece borçluların buna yönelik şikayetlerinin kabulü ile limiti aşan alacak kısmının iptaline karar verilmesi yerine, bu isteminde süresinde yapılmadığından reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Şikayetçilerin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK. M.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 31.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.