YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/92
KARAR NO : 2013/1451
KARAR TARİHİ : 23.01.2013
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/06/2011 tarih ve 2010/309-2011/227 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı …’ın “…+ŞEKİL” ibaresini tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin “…” ibaresi üzerinde önceye dayalı kullanıma ve davalının kötüniyetli olduğuna dayanarak yaptığı itirazın YİDK’nca nihai olarak reddedildiğini oysa, markanın gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin “…” ibaresini 1987’den beri kullandığını, söz konusu markanın müvekkili tarafından …’da işlettiği nedeniyle maruf ve meşhur hale getirildiğini, davalının marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını, müvekkilinin itibarından yararlanmayı amaçladığını ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptali ile marka başvurusu tescil edilmiş ise hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili taraf markalarının benzer olmadığını, davacının eskiye dayalı kullanımını ispatlayamadığı, bu nedenle 556 sayılı KHK’nin 8/3. maddesinde belirtilen koşulların oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davacının … ibaresini markasal olarak kullanmadığını, markaların benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının … /…, …/… ibarelerini markasal olarak ilk kez 1990 yılında kullandığı, davacının anılan ibareyi … ve … bölgesinde tanınır hale getirdiği, davacı markası ve davalı markasındaki esas unsurun … ibaresi olduğu, davalının markasının kapsadığı 43/01 ve 02 hizmet sınıfı yönünden taraf markalarının benzer olduğu, iltibas tehlikesinin bulunduğu, 556 sayılı KHK’nin 8/3 maddesindeki şartların davacı lehine gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile YİDK kararının 43/01 ve 02 sınıf yönünden iptaline, davalı markasının da aynı sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 23/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.