YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4760
KARAR NO : 2013/1541
KARAR TARİHİ : 24.01.2013
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/12/2010 tarih ve 2008/328-2010/511 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardan beri … tanıtıcı işareti ile ticarî faaliyette bulunduğunu, 1990’lı yıllardan itibaren Türkiye’de … ile temsil edildiğini ve üretim yaptığını, tanınmış … esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, davalının 2007/02207 sayılı “…” ibareli 35 ve 37 sınıflardaki mal ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, ticaret unvanı, iltibas ve tanınmışlık vakıalarına dayanılarak başvurunun reddi istemi ile yaptıkları itirazın Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvurunun tescilinin müvekkilinin tanınmışlık vasfı kazanan marka ve ticaret unvanından doğan haklarına tecavüz oluşturacağını, markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterine zarar vereceğini, müvekkilinin markasının tanınmışlığının … 3.FSHM’nin 2006169 E. 22008/174 K. sayılı ilamı ile kesinleştiğini ileri sürerek, KHK’nun 8/1-b, 8/4 ve 7/1-i maddeleri uyarınca YİDK kararının iptaline, davalı adına tescil olunan markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurum kararının yerinde olduğunu, markaların ve kapsamındaki ürünlerin farklı olduğunu, davacı markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlamanın veya onun itibar ve ayırt edici karakterini zedeleme ihtimalinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 2007/02207 sayılı “…” ibareli başvurusunun 35 ve 37 sınıflardaki mal ve hizmetleri kapsadığı, davacının … ibareli markalarının ise 6, 8, 9, 10,11 ve 12. sınıflarda tescilli olduğu, başvuru markasındaki 37. sınıfta “inşaat hizmetleri inşaat araç gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri, ısıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması bakımı ve tamiri hizmetleri” ile davacı markalarındaki aydınlatma elemanları ve sistemlerinin benzer ilişkili ürünler olduğu, 35/7. sınıftaki “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar vb. diğer yöntemler sağlanabilir)” ile davacının 6-8, 10-12 sınıfta yer alan mallara ilişkin markaların ilişkili ürünler olarak kabul edilmesi gerektiği, davacının markalarının kapsamında yer alan 6-8, 10-12 sınıfta bulunan ve … markalarını taşıyan malların satıldığı işyeri açmasının ve sattığı mallar yönünden bu işareti kullanmasının hakkı olduğu, davalının markasının 35/7. sınıfta tescil olunması halinde davacıya ait … markalı malları da satabileceği, işyerinde satılan malları gören tüketicilerin bu iki marka arasında bağlantı kurabileceği, her iki markayı bağlantılı şirketlere ait sanabileceği, markaların sescil olarak da benzer olduğu, aynı veya benzer ürünler yönünden tescil olunması halinde KHK’nun 8/1-b maddesi uyarınca iltibasa yol açabileceği, tescil kapsamının örtüştüğü sınıflar 35/7 ve 37/1-7 alt grupta yer alan hizmetler yönünden davanın haklı olduğu, davacı markalarının tanınmışlığına dair yeterli delil ve belge sunulmadığı, aydınlatma elemanları(ampuller) yönünden tanınmış olduğu kabul edilse dahi yukarıda sayılan sınıflar dışında kalan 35 ve 37 sınıflar kapsamındaki mal ve hizmetler ile aydınlatma elamanlarının hiçbir ilgisinin olmadığı, … markasının farklı mal ve hizmetler yönünden davacının … markasını çağrıştırmayacağı, bu ibarenin daha çok orman ürünleri sanayi veya organize sanayi terimlerini çağrıştıracağı, markanın ayırt edici gücüne veya itibarına zarar verme veya tanınmışlıktan haksız yaralanmanın söz konusu olmayacağı, davacının KHK’nun 8/4. maddesindeki korumadan yaralanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TPE YİDK’nun 2008/M-5007 sayılı kararının 35/7 ve 37/1-7. sınıftaki mal ve hizmetler yönünden iptaline, anılan hizmetler yönünden davalı markasının hükümsüzlüğüne, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 119,00 TL temyiz başvuru ile 24,30 TL temyiz ilam harcının taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 24/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.