YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17666
KARAR NO : 2016/18408
KARAR TARİHİ : 24.10.2016
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, bayram tatil ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 14/02/2006 tarihinde hakla ilişkiler sorumlusu olarak çalışmaya başladığını, ancak çalışmaya başladığı günden itibaren gece amiri olmadığı için bazen sadece gece ve gündüz çalıştığını, fazla mesai, hafta tatili ve izin ücretlerini alamadığını, maaşına ancak 2011 yılında 6 yıl sonra zam yapıldığını, bu tarihten sonra maaşına yine 2 yıl boyunca zam yapılmadığını, davacının gündüz çalışması talebine karşılık davalı hastanenin ambulans şoförü olursa ancak gündüze geçebileceği bu sefer de maaşının düşeceğini belirtiği, iş sözleşmesini 26/08/2013 tarihinde haklı olarak feshettiğini ileri sürerek fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, hafta sonu tatil ücreti, yıllık izin ücreti ile kıdem tazminatı alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının fazla mesai yaptığında ücretleri ödendiğini, davacının maaş artışı talebinde bulunmadığını, davacının iş akdini haklı sebeple feshettiği iddiasının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı tarafından iş akdinin haklı nedenle feshedildiği 03/10/2013 tarihli ihtarname ile bildirildiği, dosya kapsamından davacının feshe konu ettiği fazla mesai, genel tatil ücretinin ödenmediği anlaşıldığı gerekçesiyle, davacının iş akdini haklı nedenle feshettiği kabul edilmiş, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti ve yıllık izin ücreti talebinin kabulüne, hafta tatili ücreti talebinin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Mahkemece tanık beyanlarına dayanılarak davacı işçinin fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti isteklerinin kabulüne karar verilmiştir.
Fazla çalışmaların, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda takdiri indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır (Yargıtay 9.HD. 11.2.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K; Yargıtay, 9.HD. 18.7.2008 gün 2007/25857 E, 2008/20636 K.). Ancak tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Dairemizin önceki kararlarında; fazla çalışma, genel tatil ücretlerinden yapılan indirim üzerine, reddedilen kısım için davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği kabul edilmekteydi (Yargıtay 9.HD. 11.02.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K.). Ancak, işçinin davasını açtığı veya ıslah yoluyla dava konusunu arttırdığı aşamada, mahkemece ne miktarda indirim yapılacağı işçi tarafından bilenemeyeceğinden, Dairemizce 2011 yılı itibarıyla maktu ve nispi vekâlet ücretlerinin yüksek oluşu da dikkate alınarak konunun yeniden ve etraflıca değerlendirilmesine gidilmiş, bu tür indirimden kaynaklanan ret sebebiyle davalı yararına avukatlık ücretine karar verilmesinin adaletsizliğe yol açtığı sonucuna varılmıştır. Özellikle seri davalarda indirim sebebiyle kısmen reddine karar verilen az bir miktar için dahi her bir dosyada zaman zaman işçinin alacak miktarını da aşan maktu avukatlık ücretleri ödetilmesi durumu ortaya çıkmaktadır. Yine daha önceki kararlarımızda, yukarıda değinildiği üzere fazla çalışma alacağından yapılan indirim sebebiyle ret vekâlet ücretine hükmedilmekle birlikte, Borçlar Kanununun 161/son, 325/son, 43 ve 44 üncü maddelerine göre, yine 5953 sayılı Yasada öngörülen yüzde beş fazla ödemelerden yapılan indirim sebebiyle reddine karar verilen miktar için avukatlık ücretine hükmedilmemekteydi. Bu durum uygulamada hakkaniyete aykırı sonuçlara neden olduğundan ve konuyla ilgili olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde de herhangi bir kurala yer verilmediğinden, Dairemizce eski görüşümüzden dönülmüş ve fazla çalışma, genel tatil alacağından yapılan indirim nedeniyle reddine karar verilen miktar bakımından, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği kabul edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, takdiri delil niteliğindeki tanık beyanları ile kanıtlanan fazla mesai ve genel tatil ücretlerinden takdiri indirim yapılmaması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 24/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.