YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3413
KARAR NO : 2016/6585
KARAR TARİHİ : 14.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük. Mah.Sıf.)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, borçlu ile müvekkili banka arasında akdedilen kredi kartları üyelik sözleşmesi ve bankacılık hizmetleri sözleşmesine istinaden davalıya kredi kartı ve krediler kullandırıldığını, davalının kredi kartından kaynaklanan borçlarını ödememesi üzerine hesabın 10/07/2013 tarihinde kat edilerek borçluya temerrüt ve muacceliyet ihbarları gönderildiğini, borçlunun ödeme yapmaması üzerine hakkında takip başlatıldığını, borçlunun takibe itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı, ihtarın noterden gönderilmediğini ve kendisine ihtar tebliğ edilmediğini, adresinin farklı olduğunu, davacıya muaccel olmuş borcunun bulunmadığını, kredi kartı taksitlerinin muaccel hale getirilebilmesi için taksitlerden birinin ödenmemesi halinde borcun tamamını isteme hakkının sözleşmede saklı tutulmuş olması, kredi kartı kurumunun kendisine düşen bütün edimleri yerine getirmesi, kredi kartı borçlusunun birbirini izleyen en az iki dönemde hesap özetinde belirtilen asgari tutarı ödememiş olması ve ihtarname gönderilerek en az bir haftalık ödeme süresi verilmesinin gerektiğini, davacının koşulları yerine gelmediği halde taksitli borcu talep ettiğini, temerrüde düşmediğini ve temerrüt faizi talep edilemeyeceğini, kaldı ki Borçlar Kanunu’nun 120. maddesi uyarınca uygulanması gereken temerrüt faizi oranının %9 olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; taraflar arasında düzenlenen sözleşmede ve 4077 sayılı Kanunun 10/3 maddesinde öngörülen muacceliyet şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle davacının bu aşamada ancak en son hesap özetinde yer alan asgari ödeme tutarını talep edebileceği ve asgari ödeme tutarının dışında kalan alacağın ise muacceliyet koşulu oluşmadığı için takibe konu edilemeyeceği, TBK’nın 88 ve 120. maddelerinin taraflar ileri sürmese de resen gözetilmesi gerektiği gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık banka kredi kartı harcamalarından kaynaklanmaktadır. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 44/2.maddesi hükmüne göre; “Kart çıkaran kuruluşlar tarafından kart hamilleri aleyhine açılacak davalarda 1086 sayılı HUMK’nun (6100 sayılı HMK’nun 447.maddesi atfıyla bu kanunun) görev ve yetkiye ilişkin hükümleri uygulanır.” HMK’nun 2.maddesine göre somut olayda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. Maddesinde görev dava şartları arasında sayılmıştır. Aynı Kanun’un 115. maddesi uyarınca dava şartları, yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir.
Bu durumda Mahkemece, somut olayda görev dava şartı bulunmadığından davanın usulden reddi gerekirken, tüketici mahkemesi sıfatıyla davaya bakılıp yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.