Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2015/3797 E. 2015/45395 K. 24.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3797
KARAR NO : 2015/45395
KARAR TARİHİ : 24.11.2015

Tebliğname No : 4 – 2015/186043
MAHKEMESİ : İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/03/2015
NUMARASI : 2014/327 (E) ve 2015/97 (K)
SUÇ : Yağma, Görevi yaptırmamak için direnme, Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve 6136 sayılı kanuna muhalefet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I- Sanık hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;

Sanık M.. A..’ın 04.12.2014 günlü oturumda alınan ifadesinde, “Yolda yürürken güvenlik görevlisini gördüğünü, üzerine saldırarak tabancayı kılıfı ile birlikte aldığını, mağdurun silahı geri almaya çalıştığını ancak bıçak çektiği için alamadan kaçtığını” beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 149/1-a maddesi ile uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; sanık M.. A.. savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,

II- Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarının sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-) 04.11.2014 günlü “Olay ve Müzakere Tutanağı” içeriğine göre, mağdur O.. D..’den yağmaladığı silahla sahile giden sanığın havaya 3-4 el ateş ettiği, iletişime geçilerek ikna edilmeye çalışıldığı, ancak sanığın “Kesinlikle kendisine yaklaşılmamasını, aksi halde görevlilere ateş edeceğini” söyleyerek silahı polis memurlarının üzerine doğrulttuğu, görüşmeler devam ederken zaman zaman agresifleşerek havaya 8-10 el daha ateş ettiği, çevrede bulunanlara ve kendisine zarar vermemesi için görüşmeler sürerken sanığın havaya birkaç el daha ateş edip silahı yere bıraktığının belirlenmesi karşısında; adı geçen tutanakta imzası bulunan kolluk görevlilerinin olaya ilişkin bilgi ve görgüleri saptandıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve taktiri gerekirken, “delil bulunmadığı” gerekçesi ve eksik inceleme ile görevi yaptırmamak için direnme suçundan beraat kararı verilmesi,

2-) Sanık hakkında yağma ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından hüküm kurulurken temel cezanın alt sınırdan belirlenmesine karşın, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan hüküm kurulurken temel cezanın gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi,

3-) 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, doğurduğu sonuçlar itibariyle karma özelliğe sahiptir.

1-Suça ilişkin koşullar;

a)- Yargılama sonunda mahkumiyet hükmü tesis edilmesi ve 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası,

b)-Suçun Anayasanın 174. maddesinde güvenceye alınan suçlardan bulunmaması,

2- Sanığa ilişkin koşullar;

a)-Sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması,

b)-Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi (5271 sayılı CMK’nın 223/9. fıkrasına göre zararın giderilmesi koşulu derhal yerine getirilemediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir).

c)-Mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışı göz önünde bulundurularak sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine ulaşılması gerekmektedir. Bu koşullar bulunması halinde mahkeme hükmün açıklanmasını geri bırakmaya karar verebilir.

Ayrıca 5237 sayılı TCK’nın 51.maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin koşulları ve sonuçları aynı değildir. Bu nedenle önce 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılma koşullarının bulunup bulunmadığı resen değerlendirilip olumsuz sonuca ulaşıldığı takdirde cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin 5237 sayılı TCK’nın 51.maddesi yönünden değerlendirmenin denetime olanak verecek biçimde ayrı ayrı yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek takdiri gerekir.

Hal böyle olunca;

UYAP’tan alınan adli sicil kaydına göre, sabıkasız olduğu anlaşılan ve duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir kişiliği bulunmayan sanık hakkında, işlediği genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçları neticesinde 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hususlar dikkate alınarak, yasa normunun objektif ve subjektif kriterleri ile uygulama yapılması gerekirken, “kanaat oluşmadığından” denilmek suretiyle, eksik ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık M.. A.. savunmanı ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 24.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.