Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/16517 E. 2015/11485 K. 03.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16517
KARAR NO : 2015/11485
KARAR TARİHİ : 03.11.2015

MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/05/2014
NUMARASI : 2006/625-2014/103

Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/05/2014 tarih ve 2006/625-2014/103 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/11/2015 günü hazır bulunan davalı asil H.. İ.., asil S.. G.. ve davalılar vekili Av. E.. Ç.. ile davacılar vekili Av. B. A.. T. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin inşaat işleri yaptığını, şirket hissedarı ve müvekkili S.. İ..’in eşi olan İ. Ş. İ. ölümü ile şirket hisselerinin müvekkili S.. İ..’e ve küçük çocuklarına intikal ettiğini, küçük çocuklar ile müvekkili S. arasında menfaat çatışması doğduğundan çocuklara kayyım olarak davalı S.. G..’nun atandığını, bu kişinin aynı zamanda müvekkili şirketin müdürü olarak seçildiğini, müvekkili şirketin dava dışı kurumdan ihale ile aldığı inşaat işini tamamlayarak ilgilisine teslim ettiğini, bu işin bedelinin şirket müdürü olan davalı S.. G.. tarafından verilen vekaletnameye istinaden diğer davalı H.. İ.. tarafından tahsil edildiğini ancak tahsil edilen paranın şirket hesaplarına intikal ettirilmediğini, vekil olan davalı H.. İ..’in özen ve sadakatle iş görme ve hesap verme yükümlüğüne aykırı davrandığını, davalı S.. G..’nun da şirket müdürlüğü ve kayyımlık görevlerini kötüye kullanarak davalı H.. İ..’e şirket ile ilgili tüm işlemleri yapabilmesi için vekaletname verdiğini, davalıların birlikte hareket ederek davacıların zarara uğramasına sebep olduklarını ileri sürerek 80.000,00 TL’nin paranın çekildiği tarihten itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, aynı zamanda inşaat mühendisi de olan müvekkili H.. İ..’in, vefat eden kardeşi İmam Şamil İnciler’in ölümü nedeniyle yarım kalan inşaat işini tamamladığını, yapılan işin bedeli olarak ilgili kurumdan 102.000 TL tahsil ettiğini, bu paranın bir kısmını işçilik giderleri olarak harcadığını, 20.000 TL’sini elden davacı S.. İ..’e verdiğini, ayrıca davacı S.. İ..’in 17.600,00 TL’lik araç kredisi borcunu ödediğini, bunun dışında müvekkili S.. G..’nun kayyım olarak, müvekkili H.. İ..’in ise şantiye sorumlusu mühendis olarak ücrete hak kazandığını, tüm bu ödeme ve harcamalrın tahsil edilen 102.000 TL’yi geçtiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı H.. İ.. tarafından davacı S.. İ..’e yapıldığı savunulan 20.000,00 TL’lik ödemeye ilişkin yazılı bir belge sunulmadığı, bir an için bu bedelin ödendiği varsayılsa bile ödemenin şirket hesabına yapıldığının kanıtlanamadığı, yine davacı Sebahat’ın kredi borcuna istinaden yapıldığı savunulan 17.600 TL’lik ödemenin de kişisel bir ödeme olduğunun kabulünün gerektiği, davalı H.. İ..’in cevap dilekçesinde ve Cumhuriyet Savcılığı’na verdiği 13.06.2006 tarihli ifade de, söz konusu işi ölen abisinin hatırana yaptığını, bu iş için ücret talep etmediğini belirtmesi karşısında kendi emeği için ücret talep etmesinin yerinde olmadığı, kayyım tayinine ilişkin kararda bir ücret öngörülmediğinden davalı S.. G..’na kayyımlık ücreti takdir edilemeyeceği, davalı Hayati’nin yaptığı işe ilişkin harcamaların bilirkişi eliyle tespit olunduğu, yapılan bu harcamalar düşüldükten sonra şirket adına tahsil edilen ve davalı H.. İ..’in uhdesinde bulunan paradan bu davalının sorumlu bulunduğu, diğer davalı S.. G..’nun da davalı H.. İ..’e 11.04.2005 tarihinde vekalet verdiği, onun harcamalarına ilişkin lehine düzenlenen belgeleri imzaladığı, harcama belgelerini denetlemediği, ayrıca davalıların vekillerine verdikleri vekaletnamelerde aynı ev adresini bildirdikleri, bu suretle iş birliği içerisinde bulundukları kanaatine varıldığı, dolayısı ile davalı S.. G..’nun de sorumlu olduğu, yargılama sırasında davacılar vekilinin davacı S.. İ.. yönünden şahsi bir taleplerinin olmadığını beyan ettiği gerekçesiyle davacı S.. İ.. tarafından açılan davanın reddine, davacı şirket tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, 72.784,02 TL’nin paranın çekildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, somut uyuşmazlığa uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 392/2. maddesi uyarınca vekilin paranın zimmetine geçtiği andan itibaren faiz ödemekle yükümlü olmasına göre davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.728,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden alınmasına, 03/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.