YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/39722
KARAR NO : 2015/32292
KARAR TARİHİ : 09.11.2015
MAHKEMESİ : Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 29/04/2014
NUMARASI : 2012/291-2014/304
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 29/03/2011 tarihinde davalı ile aralarında alım satım ve komisyon sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme uyarınca satış bedelinin bir kısmı olan 12.000,00 TL’yi 29/03/2011 tarihinde peşinen ödediğini, daireyi satın almaya hazır olmasına rağmen davalı şirket tarafından dairenin satışının kendisine yapılmadığını, peşinen ödediği 12.000,00 TL ‘nin ve sözleşme ile hüküm altına alınan 5.000,00 TL cayma tazminatının , müvekkilinin ödemiş olduğu kira bedellerinin sözleşme gereğince tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının icra takibine yaptığı itirazının iptali ile davalının takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen %9 faiziyle ödemesine ve davalının kötü niyeti sebebiyle takip konusu alacağın % 40’ından az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkmece, davanın kabulü ile ; davalının Manisa 6. İcra müdürlüğünün 2012/1739 E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının 18.980,00 TL asıl alacak , 1.160,19 TL işlemiş faiz yönünden itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacak olan 18.980,00 TL üzerinden hesaplanacak % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı davalı ile taşınmaz satışına ilişkin iki adet sözleşme yaptıklarını, bu sözleşmeye göre taşınmazın teslim edileceği tarih belli olduğu halde ve davacı tarafından ilk ödemede yapıldığı halde taşınmazın bir başkasına satıldığını ve kendisine teslim edilmediğini iddia ederek hem ödediği bedelin iadesini ve hem de sözleşmelerde yer alan cayma tazminatı ve kira bedelinin davalıdan tahsilini istemiş, davalı ise cayan tarafın davacı olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu taşınmazın tapulu olduğu yönünde bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir (MK.706, BK.213, Tapu K.26 ve Noterlik K.60 maddeleri). O nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Bu durumda taraflar ancak verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilirler. Geçersiz sözleşmeye dayanarak cayma yada kira tazminatı adı altında başkaca talepte bulunulamaz. Davacı sadece sözleşme ile ödediği 12.000,00 TL nin tahsilini talep edebilir. O halde mahkemece, davanın, ödenen 12.000,00 TL bedelin iadesi talebi yönünden kabulüne, cayma tazminatı ve kira bedeli talepleri yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeler ile davanın tüm talepler yönünden kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenler ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenler ile davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 09.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.