YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/27825
KARAR NO : 2015/32275
KARAR TARİHİ : 09.11.2015
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı imalat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava şartı yokluğu nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan dava konusu taşınmazı satın aldığını, taşınmazın teslimi sırasında açık ayıpların tespit edildiğini ve ayrıca diğer ayıpların davalı temsilcisine sözlü olarak iletildiğini, davalı tarafından tamamlanacağı taahhüt edilmesine rağmen giderilmediğini ileri sürerek;belirsiz alacak davası olarak kabul edilmek suretiyle, bağımsız bölüm ve ortak alanlara ilişkin ayıplı ve eksik imalatların tespiti ile gizli ayıplı imalat bedeli olarak 50 TL ve eksik imalat bedeli olarak 50 TL olmak üzere toplam 100 TL’nin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece duruşma açılmaksızın dosya üzerinden karar verilmekle dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmemiştir.
Mahkemece 6502 sayılı yasanın 68. maddesine göre dava değeri itibariyle Tüketici hakem heyetinin görevli kapsamında kaldığı ve dava şartı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu taşınmazda mevcut eksik ve ayıplı işlerin giderilmesi için gereken masrafların davalıdan tahsili amacı ile belirsiz alacak davası açmıştır. 6100 Sayılı Yasa’nın 107 . maddesinde “ davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde alacaklı hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek sureti ile belirsiz alacak davası açabilir…”düzenlemesi mevcuttur. Anılan maddenin gerekçesinde belirtildiği gibi zararın baştan belirlenemediği ancak bir incelemeden sonra tam olarak tespiti mümkün olan tazminat taleplerinde belirsiz alacak davası açılabileceğinin düzenlendiği, hak arama özgürlüğünün gerçekleşmesi ve usul ekonomisine aykırı durumların önüne geçmek için bu müessesenin getirildiği anlaşılmaktadır.
Somut olay itibariyle davacının istemleri arasında eksik ve ayıplı işlerin giderilmesi için gereken tamir bedeli bulunduğuna ve bu hususların ancak yargılama neticesinde ortaya çıkabileceğinin anlaşılmış olmasına göre davacı belirsiz alacak davası açabilir. O halde mahkemece davacının belirsiz alacak davası açabileceğinin kabulü ile tarafların delilleri toplanarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 09/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.