YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13890
KARAR NO : 2014/2961
KARAR TARİHİ : 05.02.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Görevli memura direnme, Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-) Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme ve sanık … hakkında hırsızlık ve görevli memura direnme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-) Sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik ve sanık … hakkında görevli memura direnme ve hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanık … yönünden; Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanığa yüklenen suçların kamu görevlisine hakaret suçu olup, bu suçun düzenlendiği 5237 sayılı 125/3-a maddelerinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
2- Sanık … yönünden;
a-) Adli sicil kaydına göre sabıkasız olan sanık hakkında hükmolunan cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken, 5237 sayılı TCK’nun 51/1-b maddesinde belirtilen; “suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla
tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaat oluşup oluşmaması” hususunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, “Sanığın adli sicil kaydı ve suç işleme hususundaki eğilimleri nazara alınarak cezasının ertelenmesi halinde ileride bir daha suç işlemekten çekineceğine dair mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmadığından sanığın cezasının TCK 51 maddesi gereğince ertelenmesine takdiren yer olmadığına,” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile ertelemeye yer olmadığına karar verilmesi,
b-) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde katılanlar …, …, … ve …’a karşı görevli memura direnme suçundan, yakınan …’ in ise hırsızlık suçundan uğradıkları bir zararın bulunmadığı gibi herhangi bir tazminat istemlerinin de bulunmadığı ve adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanıkların kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyecekleri hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken “CMK.nun 231/5-6. maddeleri uyarınca sanığın adli sicil kaydı, suç işleme hususundaki eğilimleri nazara alınarak bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde kanaat hasıl olmadığından sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …, … ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı kısmen isteme aykırı olarak (BOZULMASINA), 05.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi