Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/14546 E. 2012/20791 K. 04.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14546
KARAR NO : 2012/20791
KARAR TARİHİ : 04.10.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 7.080 TL alacağın 28.08.2009 tarihinden itibaren işleyecek faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı, davalıya ait taşınmazda 01.02.2009 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesiyle kiracı olduğunu, ilk yıl kira bedeli olarak 14.160 TL’yi peşin olarak ödeyip edimini yerine getirmesine rağmen davalı kooperatifin taşınmazı dava dışı bir kişiye 01.08.2009 tarihinde kiraya verdiğini, davalının bu hareketiyle sözleşmeyi feshettiğini, 01.08.2009 ile 01.02.2010 tarihleri arasındaki döneme ilişkin fazladan ödenen 7.080 TL kira parasının davalıya keşide edilen ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 28.08.2009 tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı, davacının taşınmazı akaryakıt istasyonu olarak kullanmak amacıyla kiraladığını ancak taşınmazda hiçbir faaliyette bulunmadığını, belediyeye başvurarak şirketlerinin tasfiye edildiğini ve ruhsatlarının iptalini talep ettiğini sonrasında da kiralanan yerin anahtarlarını kendilerine teslim ederek taşınmazdan çıktığını, davacının haksız olarak sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, kira sözleşmesinde kira süresi bitiminden önce tek taraflı olarak davacıya fesih hakkı veren bir hükmün bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davalının anahtarın teslim edildiğine ilişkin olguyu yasal delillerle kanıtlaması gerektiği ancak davalının bu hususta sadece tanık deliline başvurduğu, davalının taşınmazı başka kişilere kiralamasıyla akdi tek taraflı feshetmiş sayılacağı, davacının akdi tek taraflı feshetme yetkisi yok ise de; bir yıllık kira bedelini peşin ödemesi karşısında, davalının taşınmazı yeniden kiraya vermesiyle davalının sebepsiz zenginleştiği gerekçeleriyle davanın kabulü yönünde hüküm tesis edilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Somut olayda taraflar arasındaki kira sözleşmesi 01.02.2009 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli olup kira bedelinin ilk yıl için bir yıllık peşin sonraki yıllar için aylık olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin özel şartlar başlığını taşıyan 8. ve 19. maddeleri uyarınca kiracının taşınmazı boşaltmak istediği takdirde en az bir ay öncesinden mal sahibine ulaşacak şekilde bildirimde bulunması gerektiği ve kontratın sona ermesinden bir ay önce taraflarca yazılı ihtarda bulunulmadıkça kontratın yenilenmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Davacı, ilk yıl kira bedeli 14.160 TL’yi peşin olarak ödemiştir.Kural olarak iki taraftan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.Yine, kural olarak ispat yükü davacıdadır. Bu nedenle davacı taraf, taşınmazı kendisi tahliye etmeden davalı tarafça başka şahıslara kiraya verildiği hususunu ispatla yükümlüdür. Davacı iddiasını ispatlayacak herhangi bir delil ibraz etmemiştir.Davalı taraf savunmasında; kira sözleşmesinin davacı tarafça haksız olarak tek taraflı feshedildiğini ve fesihten sonra taşınmazın başka kişilere kiraya verildiğini savunmuştur. Dinlenen davalı taraf tanıklarının beyanından; davacı tarafın şirketi tasfiye etmeye başlayınca taşınmaza ilişkin anahtarı dava konusu taşınmazın bekçisine teslim ederek taşınmazı tahliye ettiği, davacının tahliyesinden sonra taşınmazın dava dışı kişilere kiraya verildiği anlaşılmaktadır. Hal böyleyken; davacı tarafın kira akdini haksız olarak tek taraflı feshettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı, davalının bir zararı varsa bunu tazmin etmelidir. Davacı-kiracının henüz kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı bozarak, kiralananı tahliye etmesi karşında kural olarak kira süresinin sonuna kadar kira parasından sorumludur. Ancak davalı kiralayanın da bu yeri yeniden kiraya verme gayreti içine girmesi ve böylece zararın artmasını önlemesi BK.98 md. hükmü delaletiyle aynı kanunun 44. md. hükmü gereğidir. Bu nedenle davacı kiracı, kiralananı tahliye tarihinden itibaren normal koşullar altında yeniden kiraya verilebilme süresi için kira parasından sorumlu tutulmalıdır. Bunun tespit edilebilmesi için de öncelikle mecurun tahliye tarihinin saptanması zorunludur.Mahkemece, iddia ve savunma doğrultusunda tüm taraf delilleri toplanıp, tahliye tarihi saptandıktan sonra uzman bilirkişi eliyle, kiralananın boşaltılması tarihinden itibaren aynı koşullarla ne kadar süre içerisinde kiraya verilebileceği saptanmalı, davalının taşınmazının boş kaldığı sürede bir zararının olup olmadığı tartışılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.