YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6105
KARAR NO : 2019/2161
KARAR TARİHİ : 27.03.2019
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu …Köyü çalışma alanında bulunan 108 ada 14 ve 110 ada 22 parsel sayılı 443,32 ve 4.012,53 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, birinci derece doğal sit alanında kaldığından bahisle davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve adına tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
I- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Hazine vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle çekişmeli 108 ada 14 parsel sayılı taşınmaza ilişkin usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
II- Çekişmeli 110 ada 22 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava, kadastrodan önceki nedenlere dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın sit alanı dışında kaldığı ve davacı … yararına zilyetlikle kazanım şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme ve varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Keşfe katılan ziraatçı bilirkişi, çekişmeli taşınmazın kuzey-güney yönünde %30-35 eğime sahip, yüzeyinin farklı çap ve hacimde kaya ve taş parçaları, yabancı otlar ve ağaççıklar ile kaplı olduğunu, toprak işlemesinin bulunmadığını ve bakımsız olduğunu, üzerinde 1 adet 20 yaşlarında yaban armudu ile 1 adet 20 yaşlarında zeytin ağacı olduğunu rapor etmiştir. Keşif tutanağına yansıyan hakim gözleminde de, taşınmazın yaklaşık %30’un üzerinde eğimli olduğu, yer yer kayalık-taşlık yapıya sahip ve üzerinde uzun süreden beri kullanılmamaktan kaynaklı taşlıklar oluştuğu tespit edilmiştir. Ziraatçı raporu, hakim gözlemi ve dosyada yer alan taşınmaza ait fotoğraflara göre, taşınmaz üzerinde kazanmayı sağlayacak zilyetlik bulunmadığı ve keşifte beyanına başvurulan yerel bilirkişi ve tanıkların beyanından da anlaşılacağı üzere, taşınmaz üzerinde daha önce yürütülen zilyetliğin de uzun süre önce terk edildiği, böylelikle davacı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 17. maddelerinde düzenlenen zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmakta olup, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.