YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12
KARAR NO : 2015/10217
KARAR TARİHİ : 20.04.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte borçlu, itirazın iptali davasında verilen karar doğrultusunda takipte işlemiş faiz istenemeyeceği ve icra dairesince borçluya gönderilen muhtıra ile istenen 43.956,85 TL’lik faizin ilama aykırı olduğununu ileri sürerek icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece, her nekadar mahkemece alınan raporda icra müdürlüğünce takip tarihinden itibaren hesaplanan faizin fazla olduğu tespit edilmişse de, borçlunun şikayetinin buna yönelik olmayıp itirazın iptali kararının yasaya aykırı olarak icraya konulduğuna ilişkin olduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, Asliye Hukuk Mahkemesi’nin itirazın iptaline ilişkin 10.10.2013 tarih ve 2007/402 E., 2013/320 K. sayılı kararı ile davanın asıl alacak açısından kabulü ile takibin asıl alacak kısmı yönünden devamına, işlemiş faize ilişkin itirazın iptali talebinin ise borçlunun temerrüdü oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Alacaklının 13.11.2013 tarihli talebi üzerine icra memurluğunca 15.11.2013 tarihinde yapılan dosya hesabında, işlemiş faizin dahil edilmediği, takipten itibaren işleyecek faizin 43.956,85 TL olarak hesaplandığı ve toplam alacak miktarının 73.107,45 TL olarak belirlendiği, mahkemece alınan 02.7.2014 havale tarihli bilirkişi raporunda ise, takip tarihinden itibaren işleyecek faizin 36.036,19 TL ve toplam alacağın da 68.781,29 TL olduğu tespit edilmekle birlikte, icra müdürlüğünce yapılan 15.11.2013 tarihli dosya hesabında ilam vekalet ücreti ve yargılama gideri hesaplamaya dahil edilmemişken, mahkemece alınan raporda bu kalemler ile bunların faizi de dahil edilerek hesaplama yapılmıştır.
Borçlunun talebi, icra müdürlüğünce yapılan dosya hesabının faiz alacağı yönünden itirazın iptali ilamına aykırı olduğu ve faize ilişkin hesaplamanın düzeltilmesine yönelik İİK’nun 16. maddesi uyarınca şikayet niteliğinde olup, mahkemece alınan raporla faizin fazla hesaplandığı tespit edildiğine göre, mahkemece dosya hesabında talep edilen faiz miktarının düzeltilmesi gerekecektir.
O halde mahkemece, yukarıdaki değerlendirmeler de gözönünde bulundurularak, gerektiğinde bilirkişiden ek rapor almak suretiyle icra müdürlüğünce 15.11.2013 tarihinde yapılan dosya hesabındaki faiz miktarı denetlenerek, tespit edilecek miktar icra müdürlüğünce borçluya muhtıra ile bildirilen miktardan az ise şikayetin kısmen kabulü ile bu miktar üzerinden dosya hesabının faiz kalemi yönünden düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.