YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17177
KARAR NO : 2016/546
KARAR TARİHİ : 18.01.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinde geceleyin sayılan zaman dilimi içerisinde müştekiye ait işyerinin muhkem olan kepenk kilidini kırıp 2000 TL değerinde kumaş çalan sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522 maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143/1. maddesine uyan hırsızlık suçunun yanında, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilen ve temyiz dışı olan aynı Yasa’nın 116/2-4, 119/1-c. maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve 151/1 maddesine uyan mala zarar verme suçunu da oluşturduğu, sanığın eyleminin 765 sayılı TCK’nın 102/3 ve 104/2 maddeleri uyarınca 10 yıl asli (olağan), 15 yıl kesintili (olağanüstü) dava zamanaşımı süresine, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK hükümlerine göre ise de; hırsızlık eyleminin zamanaşımı bakımından (Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 11.12.2012 tarih ve 2012/1247 Esas ve 2012/1842 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinde düzenlenen “suçun gece vakti işlenmesi”nin, suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâllerinden olup aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı süresinin hesabında dikkate alındığında) sanık için 5237 sayılı TCK’nın 66/1-d maddesi uyarınca 15 yıllık asli (olağan), aynı Yasa’nın 67/4 maddesi uyarınca 22 yıl 6 ay kesintili (olağanüstü) dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, bu itibarla suç tarihinde yürürlükte bulunan ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasa hükümleri karma uygulama yapılmaksızın bir bütün halinde uygulandığında, 01.07.2003 olan suç tarihinden itibaren hem 765 sayılı Yasa hükümlerine, hem de 5237 sayılı Yasa hükümlerine göre kesintili (toplam) zamanaşımı süresinin, gerekse de mahkumiyet hüküm tarihinden itibaren olağan (asli) zamamaşımı süresinin 5237 sayılı TCK’nın 66/1-d-e, 66/2, 67/4 maddelerine ve 765 sayılı TCK’nın 102/3, 104/2 maddelerine göre hüküm tarihi itibari ile tamamlanmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA, 18.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.