Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/21324 E. 2016/2352 K. 16.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21324
KARAR NO : 2016/2352
KARAR TARİHİ : 16.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Katılanın, dolmuşa bindikten bir süre sonra cep telefonunun cebinde olmadığını fark ettiği, dolmuştaki kişilere cep telefonunu sorduğu sırada kendi telefonun kapanma sesine benzer bir ses duyduğu, sesin geldiği arka koltukta oturan kişiye telefonunun alıp almadığını sorması üzerine bu kişinin almadığını söyleyerek dolmuştan indiği, suça konu telefonun bir gün sonra sanık tarafından … isimli kişiye satıldığının tespit edildiği olayda; sanığın, katılana ait telefonu pili ve arka kapağı olmaksızın dolmuşta atılmış olarak bulduğunu, cep telefonunun çalmadığını savunması karşısında; katılanın olay günü dolmuşta gördüğü kişinin sanık olup olmadığını tespiti için, sanık ile katılanın aynı duruşmada hazır bulunmaları sağlanarak yüzleştirme işlemi yapılması, yüzleştirme imkanının bulunmaması halinde sanığın teşhise elverişli yeni çekilmiş fotoğrafları temin edilip katılana gösterildikten sonra sanığın olay tarihinde dolmuşta olan kişi olup olmadığı sorulup, ayrıca yakınana ait cep telefonunun 28/07/2012 tarihinde çalınması üzerine imei numarası üzerinde yapılan araştırmada, suça konu telefondan 28/07/2012 günü saat 17:51’de, 553 395 08 32 numaralı hat ile konuşma yapıldığının anlaşılması karşısında; 553 395 08 32 numaralı hattın kimin kullanımında olduğunun araştırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; Sanığın aşamalarda atılı hırsızlık suçlamasını kabul etmemesi, suça konu telefonu pili ve arka kapağı olmaksızın dolmuşta atılmış olarak bulduğu yönündeki savunması, ayrıca yüklenen hırsızlık suçundan mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde eylemin 5237 sayılı TCK’nın 160. maddesinde düzenlenen kaybolmuş ya da hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçunu oluşturup oluşturmayacağı husus tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 16/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.