YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4001
KARAR NO : 2016/762
KARAR TARİHİ : 08.02.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanıklar hakkında, çalıntı araca sahte belge düzenleyerek satmaya çalıştıkları iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında; belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri mahkemeye ait olduğu cihetle, emanette kayıtlı belgelerin getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulması gerektiği gözetilmeden iğfal kabiliyetinin ne şekilde oluştuğu da kararda tartışılıp değerlendirilmeden yine sanık …’ in suça konu belgeler olduğu halde aracı kendisinin satın aldığını söylemesi, sanık …’ ün ise söz konusu aracı borcuna karşılık diğer sanık …’ den satmak için aldığını söylemesi karşısında, sanık …’ ün sahtecilik eylemine ne şekilde iştirak ettiği ve belgelerin sahte olduğunu bilerek kullandığına ilişkin sübut delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2- 5237 sayılı TCY’nın 43. maddesinde “değişik zamanlarda” denilmesi karşısında, 765 sayılı TCY’nın 80. maddesinden farklı olarak aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmadığı cihetle; söz konusu araca ait motorlu araç tescil ve trafik belgesiyle plakaların aynı anda ele geçtiği gözetildiğinde vekaletnamenin hangi tarihte ibraz edildiği tespit edilerek sonucuna göre zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılmaması,
3- Suça konu vekaletnamenin aldatma kabiliyetini taşıması halinde, TCK’nun 204/3. maddesinde belirtilen “kanun hükmü gereği sahteliği sabit olana kadar geçerli belgelerden” olduğu dikkate alınmadan ceza tayini,
4- Suça konu belgelerin, dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 08.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.