YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2270
KARAR NO : 2016/3170
KARAR TARİHİ : 06.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 gün 2011/8-335 Esas 2012/1804 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, “muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği cihetle dairemizce dosyaya intikali sağlanan suça konu senet üzerinde heyet olarak yapılan incelemede, senet vade ve bedelinin rakamla yazılan kısmındaki tahrifatın ilk bakışta anlaşılması ve tahrifata ilişkin paraf olmaması karşısında; mevcut haliyle senet üzerinde yapılan sahteciliğin aldatıcılık niteliğinin bulunmadığı anlaşılmakla, yasal unsurları itibarıyla oluşmayan “resmi belgede sahtecilik” suçundan sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, yasaya aykırı,
2-Kabule göre de; uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından uygulanamayacağının gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.04.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.