YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/880
KARAR NO : 2016/2598
KARAR TARİHİ : 23.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanık … hakkında: Beraat, Diğer sanıklar hakkında: Mahkumiyet
Sanık …’nın kanun yararına bozma talebiyle ilgili mahallinde gereğinin yapılması mümkün görülmüştü
1- Sanıklar … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık … ile sanık … müdafinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların yokluğunda verilip, sanık …’ a 25.09.2012 günü, sanık …’ e ise 30.07.2012 günü usulüne uygun şekilde tebliğ edilen hükümlerin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süresinden sonra, sanık … tarafından 12.12.2012, sanık … müdafii tarafından ise 15.02.2013 tarihinde temyiz edildiği anlaşıldığından koşulları oluşmayan eski hale getirme talebi ile temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2- Sanık … hakkında temyizin reddine ilişkin karara yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilip, 06.08.2012 günü usulüne uygun şekilde tebliğ edilen hükmü, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süresinden sonra 12.07.2013 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşılmakla, yasal süresi geçtikten sonra vaki temyiz talebinin reddine dair mahkemenin 06.08.2013 günlü ek kararında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanığın bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle kararın istem gibi ONANMASINA,
3- Sanık … hakkında beraat hükmü yönünden vekalet ücretiyle sınırlı diğer sanıklar …, haklarında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık … müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
Sanıklar …, yönlerinden, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğunun sanıkların sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanık … yönünden,
a- 1136 sayılı Kanun’un 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanıklar …, yönlerinden,
b- Sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması sırasında TCK’nun 43/1 maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK.nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
c- Yargılama gideri olarak hesaplanan 5,0 TL ve altı meblağların CMK’nun 324/4. maddesine 6352 sayılı Yasanın 100. maddesiyle eklenen değişiklik doğrultusunda terkin edilecek miktar olan 20,00 TL’nin altında kaldığının anlaşılması karşısında, hazineye yükletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık … ve diğer sanıklar müdafilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Yasanın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Sanık … hakkında kurulan hüküm fıkrasına “Sanığın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.200 TL vekalet ücretinin hazineden alınıp sanığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer sanıklar …, yönlerinden kurulan hükümlere ise 2. fıkralarda yer alan zincirleme suç hükmün uygulandığı bölümlerde 43/1 maddesinin eklenmesi ve yargılama giderlerinin çıkartılması suretiyle eleştiri haricinde sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4- Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafinin temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
a-Motorlu Araç Trafik Tescil Belgelerinde sahtecilik suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılan sanık hakkında UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanığın aynı nitelikteki suçlardan … Asliye Ceza Mahkemeleri’ nde yargılandığının anlaşılması karşısında, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.04.2014 gün ve 2013/11-397-2014/202 sayılı kararında açıklandığı üzere, belgelerde sahtecilik suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu ve fiil tarihleri de dikkate alınarak; sanığın eylemlerinin zincirleme biçimde işlenmiş tek suçu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi ve mükerrer yargılamanın önlenmesi açısından, sanık hakkında sahtecilik suçlarından açılan ilgili diğer dava dosyalarının araştırılıp celbi sağlanarak, derdest olması ve muvafakat verilmesi halinde davaların birleştirilmeleri, aksi halde bu davayı ilgilendiren kısımlarının onaylı örnekleri dosya içerisine konulup sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
b- Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması sırasında TCK’nun 43/1 maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK.nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
c- Yargılama gideri olarak hesaplanan 5,15 TL nin CMK’nun 324/4. maddesine 6352 sayılı Yasanın 100. maddesiyle eklenen değişiklik doğrultusunda terkin edilecek miktar olan 20,00 TL’nin altında kaldığının anlaşılması karşısında, hazineye yükletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, yasaya aykırı,
d- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.