Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2011/15797 E. 2013/733 K. 15.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15797
KARAR NO : 2013/733
KARAR TARİHİ : 15.01.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/05/2011 tarih ve 2010/78-2011/279 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin %50 hisse ile diğer davalıların ise geriye kalan %50 hisse ile dava dışı …’nin ortağı olduğunu, şirketin motorlu taşıt satış ve servis işiyle uğraştığını ve 26.10.2006 tarihinde tescil edildiğini, davalılardan …’ın münferiden, müvekkilinin ve diğer davalının ise müşterek atacakları çift imza ile şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğunu, davalıların son zamanlarda kendi menfaatlerini önde tuttuklarını müvekkilinin şirket ortaklığını sonlandırma ve mağdur etme girişimlerinde bulunduklarını, şirket merkezini yetkileri olmadığı halde değiştirdiklerini, ortaklar kurulu kararında imzasının olmadığını, davalıların noter kanalıyla müvekkiline ihtarname göndererek, müvekkilinin uhdesinde olmayan araçları müvekkilinden istediğini, müvekkilinin kendisinde araç olmadığını, hukuka aykırı davranışı bulunmadığını bildirir cevabi ihtarname gönderdiğini, bunun üzerine davalıların müvekkiline hakarette bulunduklarını ileri sürerek adı geçen şirketin TTK’nun 549. maddesi gereğince haklı nedenle feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, yasa gereğince davanın şirkete karşı açılması gerektiğini, fesih ve tasfiye istemine dayanak olarak gösterilen nedenlerin doğru olmadığını, şirketin zararlandırıcı tüm işlemlerini davacının kendisinin yaptığını, davacının TTK 551.maddesine göre şirketten çıkarılmayı isteyebilecekken bu yola gitmeyip şirketin feshini talep etmesinin kötü niyetinin göstergesi olduğunu, davacının şirkete ait olan araçları şahsi işlerinde kullandığını, … plaka sayılı aracı da harici alım satım sözleşmesine dayanarak uhdesinde tuttuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, ve dosya kapsamına göre, tüm ortakların davada yer alması nedeniyle ayrıca şirkete de husumet yöneltilmesinin gerekmediği, ortaklar kurulu tarafından alınan şirket adresinin değiştirilmesi yolundaki kararın üç ortaklı olan şirkette ortakların tümü tarafından imzalandığı ve noterce tasdik edildiği, kararın Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlandığı, anlaşmazlığa davacının neden olduğu, davacının şirkete ait aracın satışını kendi başına yaptığı, aldığı paraları şirkete yansıtmadığı, şirket araçlarını kendi menfaatine kullandığı, kimsenin kendi ayıbına dayanarak hak elde etmeye kalkışamayacağı, davacının feshini istediği şirketle aynı iş kolunda çalışan başka şirketler kurduğu, bu şirketlerde aynı amaç doğrultusunda kendi menfaatine çalıştığı, güvenilmezliği ve çekişmeleri yaratanın bizzat davacının kendisi olduğu, davacının … Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı şikayetlerin dava açıldığı tarihten sonra yapıldığı ve takipsizlikle sonuçlandığı, davacının şirkete verdiği zararlar nedeniyle aleyhine de tazminat davası açıldığı ve derdest olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 15.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.