Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2012/16375 E. 2013/9497 K. 05.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16375
KARAR NO : 2013/9497
KARAR TARİHİ : 05.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

DAVA TÜRÜ :İpoteğin Kaldırılması
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 5.4.2013 günü temyiz eden davacı vekili Av. … ve karşı taraf şirket vekili Av. … geldiler. Diğer davalı …. …gelmedi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle aile konutu üzerine 4.7.2007 tarihinde tesis edilen ipotek, davacının iş ilişkisi içinde olduğu gerçekleşen dava dışı “… Ltd.Şti.”‘nin borcunun teminatı için kurulduğuna göre, davacının Türk Medeni Kanununun 194/1. maddesinden kaynaklanan dava hakkını kötüye kullandığının (TMK.m.2) anlaşılmasına, davanın reddinin bu sebeple doğru bulunmasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 990.00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınıp şirkete verilmesine, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 103.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 05.04.2013 (Cuma.)

(Muhalif)

.
KARŞI OY YAZISI
Davaya konu ipotek, davalı eş … tarafından, dava dışı…Mahrukat Isı Sistemleri Ltd. Şirketinin … A.Ş. ile ticari ilişkisinden doğan borçlarının güvencesi olarak 4.7.2007 tarihinde …AŞ. lehine tesis edilmiş; daha sonra, davacı koca tarafından taşınmazın tapu kaydı üzerine 7.10.2009 tarihinde “aile konutu şerhi” konulmuş; son olarak da 16.3.2011 tarihinde davalı … Ltd. Şirketine, bu ipotek…AŞ. tarafından temlik edilmiştir. Davalı … Ltd. Şirketi, bu ipoteği aile konutu şerhi konulmuş olarak temlik aldığı için, üçüncü kişi sıfatıyla iyiniyetli olduğunu ileri sürebilecek durumda değildir. Bu nedenle Türk Medeni Kanununun 1023 ve 1024. maddesindeki iyiniyet korumasından yararlanamaz. Davalı … Ltd. Şirketi; ancak, ilk ipotek alacaklısı … AŞ.’nin sahip olduğu savunma haklarından yararlanabilir.
Davalı şirket, borcunun güvencesi sebebiyle ipotek verilen dava dışı …. Isı Sistemleri Ltd. Şirketinin damacana su işletmesini devraldığını ve bu nedenle davalı eşinin işlemini bilebilecek durumda ve dava açmasının hakkın kötüye kullanılması (TMK.m.2) niteliğinde olduğunu ileri sürmüş ve bunu kanıtlamak için kendi çalışanı olan iki kişinin tanıklığına delil olarak dayanmıştır. Davalı şirket çalışanı olan tanıklar ….n anlatımları; …. Ltd. şirketi ile davacı arasındaki ticari ilişkilerin kanıtlanması bakımından, soyut nitelikte olduğu gibi; davadışı … Ltd. Şirketi ile ilk ipotek alacaklısı … A.Ş. arasındaki ticari ilişkileri göstermesi bakımından da aynı soyutlukta olup, kanıtlamaya yeterli değildir. Bu tanıkların objektif tanık oldukları söylenemeyeceği gibi; başka delillerle doğrulanmayan anlatımlarına da itibar edilmez. Bu bakımdan; işverenine bağımlı olan ve tanıklıkları sırasında da davalı şirket nezdinde çalıştıkları anlaşılan bu tanıkların anlatımının hükme esas alınması doğru olmamıştır. Davalı, yararına ipotek verilen üçüncü kişi ….Ltd. Şirketinin işletmesini davacıya devrettiğini iddia ettiğine göre; bunu kanıtlamak için, işyeri kaydı, ticari senetler, vergi beyannamesi gibi buna delalet eden yazılı delillere (belgelere) dayanması, şirket çalışanı olmayan objektif tanıklık yapabilecek kimseleri tanık olarak bildirmesi; kanıtlama bakımından kendisinden beklenen bir davranış olurdu. Bu bakımdan; davalı şirketin, “sadece davalı şirket çalışanlarının tanıklığından ibaret kalan”, davacının yararına ipotek verilen üçüncü kişi… … Ltd. Şirketi ile el ve işbirliği içinde ve davacının davayı açarken hakkını kötüye kullandığı savunması kanıtlanmış sayılamaz. Açık rıza kanıtlanamadığı gibi, fiili ve hukuki karinelerle davacının hakkını kötüye kullandığı kanıtlanamamıştır. Bu nedenle davanın reddine ilişkin hükmün onanması gerektiğini düşünüyorum.