YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11088
KARAR NO : 2014/13862
KARAR TARİHİ : 16.09.2014
Taraflar arasında görülen davada verilen 10/12/2012 tarih ve 2011/260-2012/279 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/09/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekilleri Av. … ile dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya makine kırılması poliçesi ile sigortalı aracın çalınmasına rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, şimdilik 8.000,00 TL tazminatın 11/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini istemiş, 24/05/2012 tarihli ıslah dilekçesi ile de 120.000,00 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımı, husumet ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava ve ıslah tarihi nazara alındığında 6102 ve 6103 sayılı Yasalardaki düzenlemeler çerçevesinde, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun hükümleri uygulanması gerektiği, dava konusu olayda 11/12/2009 tarihinde hırsızlığın gerçekleştiği, bu tarih itibarı ile davacı tarafından davalı … şirketine bildirim yapıldığı, anılan tarihten ıslah tarihi olan 24/05/2012 tarihi itibarı ile 2 yıllık sürenin aşıldığı, ıslah edilen miktar bakımından zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle, ıslaha konu miktarın bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiği, davanın HMK’nun 107. maddesinde belirtilen belirsiz alacak davası niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.