Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/15697 E. 2017/5314 K. 05.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15697
KARAR NO : 2017/5314
KARAR TARİHİ : 05.06.2017

5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet suçundan sanık …’nin aynı Kanun’un 63/10-1. cümle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 ve 52. maddeleri uyarınca 820 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/05/2016 tarihli ve 2015/617 esas, 2016/318 sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı’nın 15/11/2016 gün ve 10097 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/12/2016 gün ve KYB. 2016 / 392625 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, katılanın bilgi ve rızası olmaksızın adına 0531 614 20 47 numaralı gsm hattı abonelik sözleşmesinin düzenlemesinden ibaret somut olayda, bahse konu hatta ilişkin abonelik sözleşmesinin Infotech İletişim isimli işyerinde düzenlendiğinin tespit edildiği, Turkcell şirketinin 04/09/2015 tarihli cevap yazısında adıgeçen işletmenin yetkilisinin diğer sanık … olduğu bildirilmiş ise de sehven sanık …’ye ait kimlik numarasının belirtildiği, Turkcell şirketinin 05/01/2016 tarihli cevap yazısında ise belirtilen hatanın düzeltilerek yargılama konusu hattın düzenlendiği işletme yetkilisinin diğer sanık … olduğu belirtilmesine karşın sanık hakkında beraat kararı yerine yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5809 Sayılı Kanun’un 6518 sayılı Kanunla değişik 56/4 maddesi; “…Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi veya işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz…” hükmünü amirdir.
Sanığın üzerine atılı ve mahkumiyetine neden olan sevk maddesinin unsurlarından birisi de; “abonelik sözleşmesi veya işleminin, işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından” yapılmasıdır.
Kanun yararına bozmaya konu dava dosyası incelendiğinde; soruşturma aşamasında ilgili işletmeci şirkete yazılan müzekkereye verilen cevapta bayi yetkilisinin … olarak yazılı olmasına rağmen sanık …’ye ait TC kimlik numarasının sehven gönderilmesi nedeniyle her iki sanık hakkında da TCK 207/1. maddesinde düzenlenen özel evrakta sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı, sanık hakkında yapılan kovuşturma sonucu suçu sabit görülerek 820 TL adli para cezasına hükmedildiği, kararın miktar itibariyle kesin olduğu anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/05/2016 tarihli ve 2015/617 esas, 2016/318 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gereği yeniden uygulama yapılarak, hükümde sanık … hakkındaki ceza, güvenlik tedbiri ve yargılama giderlerine dair hüküm fıkrası kaldırılarak, sanığın rıza dışı yapılan abonelik işlemiyle bir ilgisi olmadığı sabit olduğundan 223/2-b maddesi gereği BERAATİNE, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 05/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.