Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/31422 E. 2017/7709 K. 13.07.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/31422
KARAR NO : 2017/7709
KARAR TARİHİ : 13.07.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanıklar hakkında müşteki …’e yönelik mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre hükmün; 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. madde uyarınca hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından, sanıkların temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2-Sanık … hakkında müştekiler …’e yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçları ile sanık … hakkında müştekiler …’e yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında hırsızlık suçu nedeniyle hüküm kurulurken TCK.nun 168/1 maddesi gereğince ½ oranında indirim yapılmış ve soruşturma aşamasında zararın giderilmesi nedeniyle yapılacak indirim oranının ½ oranından fazla olması gerektiği gözetilmemiş ise de, kolluk görevlilerince yapılan araştırma sonucunda suça konu bisiklet ve paraların bulunarak iadenin sağlandığı, sanıkların bizzat etkin pişmanlık göstererek rızai iadede bulunmadıkları ve yasal koşulları oluşmadığı halde TCK’nın 168/1. maddesi gereğince cezalarından indirim yapılması Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04/03/2008 gün, ve 2008/6-47 esas – 2008/43 sayılı kararında da belirtildiği gibi, önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlamakla, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, … ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacağından anılan husus bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının sanıklar hakkında hükmolunan hapis cezasının infazı aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
Kısa kararda ve hüküm fıkrasında sanıklardan alınmasına karar verilen yargılama giderinin miktar ve dökümünün gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve sanıkların her biri için yapılan giderlerin kendilerinden ve ortak yapılan giderlerden ise eşit oranda sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesi uyarınca hüküm fıkrasından “yargılama masrafı olarak gözüken 275,94 TL’nin sanıklardan mütesaviyen tahsili ile hazineye gelir kaydına” ilişkin kısmın çıkartılmasına, “toplam 8 adet tebligat gideri için 51 TL, keşif gideri 28,24 TL, bilirkişi ücreti 190,00 TL, posta gideri 6,70 TL toplam 275,94 TL olan yargılama giderlerinden sanıkların her biri için yapılan giderlerin kendilerinden ve ortak yapılan giderlerden ise eşit oranda sorumlu tutulmalarına” karar verilmek suretiyle,diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.