YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/13901
KARAR NO : 2017/5321
KARAR TARİHİ : 05.06.2017
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet suçundan sanık …’ın, anılan Kanun’un 63/10 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/05/2016 tarihli ve 2015/337 esas, 2016/382 sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı’nın 14/10/2016 gün ve 9146 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/10/2016 gün ve KYB. 2016 / 381815 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığa ön ödeme ihtarı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan 6099 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yer alan, ” (1) Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir. (2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, önceki adresinde bulunamayan sanığın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığının araştırılarak mernis adresine Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre tebliğ yapılması gerektiği, mernis adresinin olmadığının tespiti halinde ancak 35. maddeye göre eski adrese tebliğ işlemi yapılabileceği cihetle, yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı anlaşıldığından ön ödeme önerisinin usulüne uygun olmadığı nazara alınarak sanığa yeniden usulüne uygun şekilde ön ödeme önerisinde bulunulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken usulsüz yapılan ön ödeme önerisine istinaden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın ön ödeme başlıklı 75. maddesi, “…(1) Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçların faili;
a) Adlî para cezası maktu ise bu miktarı, değilse aşağı sınırını,…
Soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz…
(2) Özel kanun hükümleri gereğince işin doğrudan mahkemeye intikal etmesi halinde de fail, hakim tarafından yapılacak bildirim üzerine birinci fıkra hükümlerine göre saptanacak miktardaki parayı yargılama giderleriyle birlikte ödediğinde kamu davası düşer.
(3) Cumhuriyet savcılığınca madde kapsamına giren suç nedeniyle önödeme işlemi yapılmadan dava açılması veya dava konusu fiilin niteliğinin değişmesi suretiyle madde kapsamına giren bir suça dönüşmesi halinde de yukarıdaki fıkra uygulanır…” hükümleriyle soruşturma ve kovuşturma aşamasında ön ödeme hükümlerinin uygulanması usulleri düzenlenmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Adres değiştirmenin bildirilmesi” mecburiyeti başlıklı 35. maddesi; “… Kendisine veya adresine Kanun’un gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.
(Değişik fıkra: 11/1/2011-6099/9 md.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.
(Değişik: 19/3/2003-4829/11 md.) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.
(Ek : 6/6/1985 – 3220/12 md.; Değişik fıkra: 11/1/2011-6099/9 md.) Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır.
(Ek fıkra: 11/1/2011-6099/9 md.) Daha önce yurt dışındaki adresine tebligat yapılmış Türk vatandaşı, yurt dışı adresini değiştirir ve bunu tebliğ çıkaran mercie bildirmez, adres kayıt sisteminden de yerleşim yeri adresi tespit edilemezse, bu kişinin yurt dışında daha önce tebligat yapılan adresine Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğunca 25/a maddesine göre gönderilen bildirimin adrese ulaştığının belgelendiği tarihten itibaren otuz gün sonra tebligat yapılmış sayılır…” hükümleriyle muhataba TK 35. maddesine göre tebligat yapılması şartlarını açıklamıştır.
Kanun yararına bozmaya konu dava dosyası incelendiğinde; sanık hakkında Cumhuriyet Savcılığı tarafından soruşturma aşamasında düzenlenen ön ödeme emrinin, doğrudan TK 35. maddesine göre sanığın UYAP sisiteminden elde edilen adresine yapıldığı, bunun üzerine sanığın savunması alınmadan hakkında düzenlenen iddianameyle 5809 sayılı Kanun’un 56/4 maddesi göndermesiyle 63/10 maddesinden cezalandırılması için kamu davası açıldığı, kovuşturma aşamasında sanığa yeniden ön ödeme emri tebliğ edilmesi gerekirken, sanık hakkında neticeten 1000TL adli para cezası verildiği anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/05/2016 tarihli ve 2015/337 esas, 2016/382 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gereği kararı veren mahkemece, yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre, sanık hakkında verilen önceki hükümde belirlenmiş cezadan daha ağır olmamak üzere yeniden bir hüküm verilmesine, 05/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.