YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/35121
KARAR NO : 2017/13937
KARAR TARİHİ : 12.06.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin TRT Türk kanalında “…” adlı programda prodüksiyon amiri konumunda çalışırken iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı TRT Genel Müdürlüğü vekili, davacının kendi çalışanları olmadığını, diğer davalı şirketin işçisi olduğunu, hazırlanan programda prodüksiyon amiri kullanılmasına ihtiyaç kalmadığına dair hazırlanan görüş çerçevesinde 18.06.2015 tarih ve 3372 sayılı olura istinaden anılan harcama kaleminin program bütçesinden çıkarıldığını savunarak davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı vekili, davalı kurumun talebi ile davalı kurumun programında çalıştığını, programın yapımının tamamlanması ile davalının hizmetine ihtiyaç kalmadığından ilişiğinin kesildiğini savunmuş, davanın reddini verilmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda feshin geçersizliğine muvazaalı asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu gerekçesi ile davacının davalı … Radyo Televizyon Kurumuna iadesine, mali sonuçlardan her iki davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına karar verildi.
Temyiz:
Hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Alt işveren, bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve görevlendirdiği işçileri sadece bu işyerinde çalıştıran diğer işveren olarak tanımlanabilir. Alt işverenin iş aldığı işveren ise, asıl işveren olarak adlandırılabilir. Bu tanımdan yola çıkıldığında asıl işveren alt işveren ilişkisinin unsurları, iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekir. Alt işverene yardımcı iş, ya da asıl işin bir bölümü, ancak teknolojik sebeplerle uzmanlık gereken işin varlığı halinde verilebilecektir. 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesinde asıl işveren alt işveren ilişkisini sınırlandırılması yönünde kanun koyucunun amacından da yola çıkılarak asıl işin bir bölümünün alt işverene verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada olması gerektiği belirtilmelidir. 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesinin 6. ve 7. fıkralarında tamamen aynı biçimde “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu kararlılığı ortaya koymaktadır.
Somut olayda; davacının iş sözleşmesi TRT Spor kanalında yayınlanan spor programında prodüksiyon amirine ihtiyaç kalmaması ve harcama kaleminden çıkarılması sebebi ile feshedilmiştir. Mahkemece yazılı fesih bildirimi bulunmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine karar verilmesi isabetli ise de davalılar arasında muvazaa bulunduğunun kabulü isabetli olmamıştır. Zira dosya içerisinde yer alan her iki davalı arasında imzalanan sözleşme konusu; TRT’nin diğer davalıdan spor stüdyosu programı için prodüksiyon amiri hizmeti alımıdır. Prodüksiyon amiri görevleri; kadronun hazırlanması,çekim mekanının hazırlanması, malzemelerin temini, program konuklarının karşılanması ve ağırlanması, yayın ile ilgili evrak takibi, yayının işleyişi ile ilgili dökümanların düzenlemesi olarak gösterilmiştir. Davalı … Radyo Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü 2954 sayılı Kanun gereğince kurumda hizmet sözleşmesi ile işçi çalıştırılmasının mümkün olmadığını savunmuştur. Davalılar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinin idarenin ihtiyacı doğrultusunda program ile ilgili muhtelif işlerin sözleşmede belirtilen şartlar dahilinde sağlanmasına yönelik yardımcı iş olarak değerlendirilmesi ve kabulü gerekir. Yapılan işin niteliği itibariyle davalılar arasında 4857 sayılı Kanun’un 2/6. ve 7. maddelerine uygun ve geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisinin mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davacının alt işveren işyerindeki işine iadesine, işe iadenin mali sonuçlarından ise alt işverenin asıl işverenle müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verilmesi gerekirken Mahkemece yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın kabulü ile FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı şahıs şirketindeki İŞE İADESİNE,
3-Davacının kanuni süresi içerisinde başvurmasına rağmen davalı işverence süresi içerisinde işe başlatmaması halinde ödemesi gereken tazminat miktarının, davacının kıdemi ve fesih sebebi dikkate alınarak takdiren, davacının beş aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine ve davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili gerektiğinin tespitine,
4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içerisinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili gerektiğinin tespitine,
5-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 2,20 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.980,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 54,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.06.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.