YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/34966
KARAR NO : 2017/14052
KARAR TARİHİ : 13.06.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait işyerinde otobüs şoförü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, çalıştığı süre içinde fazla çalışma yapıp hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izin kullanmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil çalışma ücretlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı devamsızlık yaptığından usulüne uygun tutulan tutanaklar doğrultusunda iş sözleşmesine haklı nedenle son verildiğini, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığında zamlı ücret ödendiğini, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, yıllık izin alacağı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının devamsızlık tutanakları sunmasına rağmen tutanak mümzilerini dinletmediği, devamsızlık tutanaklarının tek başına yeterli olmadığı, iş sözleşmesinin tazminata hak kazanmayacak şekilde sona erdiğine dair ispat külfetinin davalıda olduğu, davacının fazla çalışma yaptığı, yıllık izin ücretinin bulunduğu gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, yıllık izin ücreti taleplerinin kabulüne, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücret taleplerinin reddine karar verilmiş, kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 27.09.2012 tarihli ve 2012/15269 esas, 2012/19861 karar sayılı ilamı ile “Seri halde Dairemize yansıyan dosyaların bir kısmında işverenin devamsızlık tutanakları ve fesih yazıları bulunmakta, bazılarında ise sunulduğu ifade edildiği halde yer almamaktadır. Mahkemece öncelikle tüm dosyalarda devamsızlık tutanakları ve fesih yazıları getirtilmeli, her dosyanın davacısı ayrı ayrı isticvap edilerek, iş sözleşmesinin ne şekilde son bulduğu, ayrıca işverenin tutmuş olduğu bu tutanaklara karşı diyecekleri net olarak belirlenmelidir. Ardından hakimin olayı re’sen aydınlatma yükümlülüğü çerçevesinde, devamsızlık tutanaklarında imzası bulunan kişiler tanık olarak dinlenerek feshin ne şekilde gerçekleştiği, buna bağlı olarak da işçinin ihbar ve kıdem tazminatını hak edip etmediği somut bir biçimde belirlenmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir…” gerekçesiyle oyçokluğu ile bozulmuştur.
Mahkemece önceki hükümde direnilmesi üzerine, dosya Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiş, Hukuk Genel Kurulunun 05.04.2017 tarihli ve 2015/22-1734 esas, 2017/626 karar sayılı ilamı ile “iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ispat külfeti altında olan davalının, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde feshedildiğini ispat ettiğinden söz edilemeyeceği, bununla birlikte delil olarak dayanılmayan tutanak mümzilerinin resen tanık olarak dinlenmesi ve davacının isticvabı veya 6100 sayılı HMK’nun 31 inci maddesine göre bu hususta bilgisine başvurulması ya da beyanının alınması da mümkün değildir. O halde açıklanan bu nedenlerle yerel mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olup direnme kararı yerindedir…” şeklinde karar verilerek kıdem ve ihbar tazminatı miktarına ilişkin temyiz incelemesi yapılması için dosya Dairemize gönderilmiştir.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine ve özellikle gerekçeli kararın başlık kısmında 10.06.2010 olan dava tarihi maddi hata sonucu 12.02.2013 olarak yazılmış ise de yapılan maddi hatanın Mahkemesince her zaman düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.06.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.