YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/32511
KARAR NO : 2017/10946
KARAR TARİHİ : 20.06.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, izin ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20/06/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat … ile karşı taraf adına Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı işverene ait inşaat şantiyelerinde çalıştığını, davalı Şirketin işlerin bitmesini sebep göstererek işine son verdiğini, fazla çalışma ve tatil çalışma karşılıklarının zamlı ödenmediğinden zam farkı alacaklarının olduğunu, çalıştığı süre zarfında yıllık izinlerini kullanmadığını, asgari geçim indiriminin ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık ücretli izin ve asgari geçim indirimi alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalıya ait inşaat işlerinde taşeron firma işçisi olarak çalışmış olduğunu, davalı şirketin çalışanı olmadığını, inşaat işlerinin niteliği gereği sürekli bir çalışmasının bulunmadığını, dönem dönem çalışmasının olduğunu, davacının devamlılık arz eden bir çalışması olmadığından, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, talep edebileceği diğer işçilik alacaklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir..
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davacının iş aktinin davalı işverence işlerin bitimi nedeniyle feshedilmiş olmakla, bu feshin haklı neden olarak kabul edilemeyeceği, kıdem ve ihbar tazminatı ödendiği de ispatlanamadığından kıdem ve ihbar tazminatı talebinin kabulü gerektiği, her ne kadar davacı tanıkları diğer seri dosyalarımızın davacıları olup, davalı işverenle husumet halinde bulunduğu ve davalı işverenle davaları bulunan çalışanların birbirlerine tanıklık yaptıkları anlaşılmış ise de; dinlenen davalı tanıkları davacının iddialarını ve davacı tanıklarının beyanlarını doğrulamış olduğundan ve bilirkişi tarafından yapılan hesaplama davalı tanıklarının anlatımlarına uygun olmakla, davacının fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili çalışması alacaklarının bulunduğunun ispatlandığı kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma ücreti ve hafta tatili alacaklarının hesabı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davacı dava dilekçesinde sözkonusu çalışma karşılıklarının zamlı ödenmediği, bu nedenle zam farkından kaynaklanan alacakları olduğundan bahisle talep de bulunmuştur.
Hükme dayanak bilirkişi raporunda fazla çalışma ve hafta tatili hesabında saat ücretinin %50 yerine %150 zam oranına göre hesaplandığı görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesine göre hakim tarafların talebiyle bağlı olup ondan fazlasına hükmedilemeyeceği amir hüküm olarak düzenlenmiştir.
Bu meyanda, Mahkemece taleple bağlılık kuralına aykırı olarak fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının yazılı şekilde hüküm altına alınması hatalıdır.
3-Davacı işçinin asgari geçim indirimi alacağının ödenip ödenmediğinin açıklığa kavuşturulması gereklidir.
Yargılama safhasında alınan ilk raporda işverence ödendiği ispatlanmadığından bu alacağın hesaplanması üzerine davalı tarafça bankaya ödeme savunması yapılarak kayıtların celbinin talep edildiği ve Mahkemece davacıdan ödeme belgelerinin gönderilip bankalardan bunların celbi hususunda ara karar verilerek usulî işlemlerin yapılıp sonuca gidildiği görülmüştür.
Kural olarak işçilik alacaklarının ödendiğinin ispatı işveren üzerindedir. Parayı bankaya yatırdığını savunan işveren hangi bankaya, hangi hesaba para yatırdığını açıklamak zorundadır. Bu nedenle ödeme belgeleri ile celbedilecek banka adı, hesap nosunun işverenden sorulup temin edilmesi gereklidir.
Mahkemece yapılacak iş, davalı işverene verilecek kesin süre içinde bu konudaki bilgi ve belgelerin celbi sağlanmalı ve sonucuna göre bir değerlendirme yapılmalıdır.
4-Mahkemece takdiri indirim nedeniyle kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiş ise de; yargılama safhasında alınan ilk bilirkişi raporunu müteakiben davacı %30 takdiri indirime göre ıslahını yapmış, davalının ıslaha karşı zamanaşımı defi üzerine alınan ek rapor ile alacaklar yeniden hesaplanmıştır ve Mahkemece de bu rapor hükme esas alınmıştır. Dolayısıyla zamanaşımı nedeniyle reddedilen tutar olmakla aksi yöndeki gerekçe yerinde değildir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.480.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.