Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/9781 E. 2017/5167 K. 19.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9781
KARAR NO : 2017/5167
KARAR TARİHİ : 19.06.2017

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin kredi kartı borcunu ödemesine ve davalı bankadan borcu yoktur yazısı alınmasına rağmen banka kayıtlarında borcun faizi ile birlikte göründüğünü bu durumun müvekkilinin ticari itibarinin azaldığını, kredi skorunu düşürdüğünü, başka bankalara yapılan kredi başvurularında bu sebeple müvekkiline kredi verilmediğini yada yüksek faiz oranları ile kredi verildiğini ileri sürerek müvekkilinin kredi kartından dolayı davalı bankaya borcun olmadığının tespitine ve müvekkilinin mağduriyetine neden olan davalının 10.000,00.-TL maddi, 5.000,00.-TL manevi olmak üzere toplam 15.000,00.-TL tazminat ödemeye mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bugün itibariyle davacının kredi kartı borcu bulunmadığını, dava önce kredi kartı borcunun bulunması nedeniyle davacının idari takibe alındığı, borç ödenince kredi kartı bürosu nezdinde oluşan kayıtların düzeltimi hususunda kredi kartı bürosuna gerekli bildirimin yapılarak olumsuz kayıtların giderildiğini, mevzuat gereği kredi kayıt bürosunun müşteriye ilişkin tüm bilgileri üyesi bulunan diğer bankalara açık tutmakla yükümlü olduğunu, kayıtlardaki bilginin paylaşıldığını, bu bilgilere nazaran bir şahsa kredi verilip verilmeyeceği inisiyatifinin tamamen kredi veren kuruluşta olduğunu, manevi zararının şartlarının oluşmadığını, maddi zarar iddiası ile müvekkili bankanın eylemi arasında bir illiyet bağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafça 18.12.2006 tarihinde kredi kartı borcunun kapatıldığı, davalı banka tarafından davacıya 29.01.2007 tarihli yazı ile kartla ilgili bir borcun kalmadığının bildirildiği, buna rağmen aynı kartla ilgili ekran çıktısında borç bakiyesi görülmesi üzerine davalı banka tarafından davacıya 22.08.2011 tarihinde ibraname verildiği, bu işlemler yönünden davalı bankanın kusurlu olduğu ancak, … Risk Merkezinde gelen yazıda davacıya ait negatif nitelikli bir kredi bilgisinin yer almadığının bildirildiği, dolayısıyla davacı tarafın iddia ettiği gibi kredi notunun düşük olması nedeniyle talep ettiği krediden daha düşük bir kredi kullandığı hususunun kanıtlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 19/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.