YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/18117
KARAR NO : 2017/6759
KARAR TARİHİ : 31.05.2017
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde:
Hırsızlık eyleminin, suç konusu motosikletin mülkiyetine yönelik olduğunun anlaşılması karşısında, direksiyon kilidinin kırılmasının ve düz kontak yapılmasının ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden atılı suçtan beraati yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmiş ise de; temyiz incelenmesi sonrasında kanun yararına bozma yolu ile kararın düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000,00 TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen 1.320.00 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Her ne kadar hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçu da uzlaşma kapsamına alınmış ise de suça sürüklenen çocuğun eyleminin TCK’nın 142/1-e maddesindeki suçu oluşturması ve atıfet kuralı uyarınca Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün, 2008/6-47 Esas ve 2008/43 sayılı kararı ışığında, suça sürüklenen çocuğun yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağı değerlendirildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmama gerekçesi, kararda gösterildiğinden tebliğnamedeki bozma isteyen (2) numaralı düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Açıkta park halindeki motosiklet hırsızlığı eylemi nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 142/1-e maddesinin uygulanması gerekirken aynı Yasa’nın 141/1. maddesi ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısı ile suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 31.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.