YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16026
KARAR NO : 2017/15294
KARAR TARİHİ : 21.06.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı emeklilik nedeniyle iş sözleşmenin son bulduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti ile ödenmemiş fazla mesai ve genel tatil çalışma alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davalı …’ın tüm, davalı şirketin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, değişen alt işverenler arasındaki hukukî ilişkinin tespiti ve bunun işçinin işçilik haklarına etkileri konusunda toplanmaktadır.
İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanunu’nun 6. maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlar açısından, devreden işverenle devralan işverenin birlikte sorumlu oldukları aynı Yasanın üçüncü fıkrasında belirtilmiş, devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır.
Değinilen Yasanın 120. maddesi hükmüne göre, mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi halen yürürlükte olduğundan, işyeri devirlerinde kıdem tazminatına hak kazanma ve hesap yöntemi bakımından belirtilen madde hükmü uygulanmalıdır. Anılan maddeye göre, işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde, işçinin kıdemi işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır.
İşyeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. Mülga 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesinin ikinci fıkrasında, devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı Kanun’un 6. maddesinde sözü edilen devreden işveren için öngörülen iki yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmaz. O halde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir.
Feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden son işveren sorumlu olup, devreden işverenin bu işçilik alacaklarından herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.
Somut olayda, davacı 01.02.1999-28.02.2012 tarihleri arasında değişen alt işverenler işçisi olarak davalı … bünyesinde temizlik işçisi olarak çalışmıştır. Davacının fesih tarihindeki son alt işvereni dava dışı … Endüstriyel Proje ve Uygulama Ltd. Şti’dir, davalı şirkette geçen çalışma süresi ise 01.01.2008-31.01.2011 tarih aralığıdır. Mahkemece, kıdem tazminatı ve çalışma alacakları bakımından davalı … Temizlik Organizasyon ve Ticaret Ltd. Şti.’nin kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumlu tutulmuş olması isabetli ise de son alt işveren olmayan davalı şirketin feshe bağlı alacak olan yıllık izin ücreti alacağından sorumlu tutulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Buna göre, davalı şirketin yıllık izin ücreti alacağından sorumlu olmadığı yönünde hüküm kurulmalıdır.
3-Dosya kapsamında fazla mesai ücret alacağı talebi hakkında mahkemece yapılan değerlendirmede, cumartesi günleri 07:30-17:30 saatleri arasında çalışıldığı kabulü ile hesaplama yapılması doğru olmamıştır. Davacı tanık beyanlarından, cumartesi günleri çalışmanın 07:30-16:00 arasında olduğu ifade edilmekle bu kabule göre yeniden hesaplama yapılması gerekliliği bozma sebebidir.
4-Davalı şirketin, alacak taleplerinden kısmi sorumlu olduğu şeklinde hüküm tesis edilmişse de harç ve yargılama gideri bakımından kabul edilen tüm miktardan sorumlu tutulmuş gibi hüküm kurulması hatalı olmuştur. Buna göre, davalı şirket bakımından kabul edilen miktara göre oranlama yapılarak harç ve yargılama giderinden sorumlu olduğu kısmın belirlenmemesi hatalı olup bir diğer bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.06.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.