YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14403
KARAR NO : 2014/17132
KARAR TARİHİ : 07.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada…. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/05/2013 tarih ve 2012/282-2013/128 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07/11/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkili tarafından davalıya yapılan iş nedeniyle takip dayanağı faturaların düzenlendiğini, bu faturalar davalı tarafından kabul edilmesine rağmen bedellerinin ödenmediğini, bu nedenle davalı hakkındaki icra takiplerinin başlatıldığını, davalının takip dosyalarına konu müvekkilinin alacağını, müvekkilinden alacaklı olan SGK’ya taksitler halinde ödemek için başvuruda bulunduğundan bahisle takiplere itiraz ettiğini, ancak davalının bu başvurusunun müvekkili yönünden alacağın takip imkanını ortadan kaldırmadığını, dolayısıyla davalının itirazlarının yersiz olduğunu ileri sürerek, davalının icra takip dosyalarına yaptığı itirazların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davada, SGK tarafından gönderilen haciz bildirisi ile davacının müvekkili nezdinde bulunan alacaklarına haciz konulduğunu, bu bildiri nedeniyle müvekkilinin, davacıya olan borcunu takip dosyasına taksitler halinde ödemeye başladığını ve halen de ödemeye devam ettiğini, bu durumda davacının talebinin dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, icra takiplerine konu edilen borcun varlığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, davacı hakkında SGK tarafından yürütülen takip dosyası kapsamında davalıya 6183 sayılı Kanun uyarınca haciz bildirisi gönderildiği, borcun varlığını kabul eden davalının haciz bildirisinden itibaren idareye taksitler halinde ödeme yapmaya başladığı ve yargılama sırasında da ödemelere devam ettiği, taksitler halinde yapılan ödemeye alacaklı kurumun bir itirazda bulunmadığı, davacının haciz konulan alacağını bu kez kendisinin takip konusu yaptığı, ancak 6183 sayılı Kanun’un 79. maddesi uyarınca haciz bildirisine itiraz etmeyen davalının artık borcunu, asıl alacaklıya ödeyemeyeceği, aksi halde mükerrer ödeme riski ile karşılacağı, diğer bir deyişle davacının talebinin mükerrer bulunduğu, her ne kadar davacı tarafça takip yapan idarenin davalının taksitlendirme talebini kabul etmediği ileri sürülmüş ve bu nedenle talepte bulunulmuş ise de bu konudaki takdir yetkisinin takip yapan idareye ait olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, takip tarihi itibariyle kamu borcunun davacının borcundan daha fazla olmasına ve şayet kamu borcu davalının ödemesinden önce davacı yanca veya üçüncü kişilerce ödenirse davacının bakiye alacağını her zaman davalıdan isteyebilecek olmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.