Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/16045 E. 2014/16754 K. 04.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16045
KARAR NO : 2014/16754
KARAR TARİHİ : 04.11.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada… Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/09/2012 tarih ve 2010/185-2012/381 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04/11/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı gerçek kişilerin diğer davalı limited şirketin eşit paya sahibi ortakları olduklarını, davalılar….. ile …’ın kurucu müdür bulunduklarını, davalı şirketin kuruluşundan beri ortaklar kurulu toplantısı yapmadığını, müvekkili ortağın bilgi almasına izin vermediklerini, defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmadığını, şirketin kar marjı yüksek olmasına rağmen borçlandırıldığını, hatta borç içinde olduğu gerekçesiyle sermaye artırımına karar verildiğini, sermaye artırımına ilişkin ortaklar kurulu kararının usulüne uygun toplanmadığını, 5 gün öncesinden haber verilmediğini, bilgi ve belgelerin sunulmadığını, müdür davalıların görevlerini yapmadıklarını ileri sürerek, 18.01.2010 tarihli ortaklar kurulunda alınan kararların iptaline ve müdürlerin azline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili şirketin 17.08.2007 tarihinde tüzel kişilik kazandığını, her ortağın kişisel olarak 6.250,00 TL tutarında toplam 25.000,00 TL kişisel sermaye ile kurulduğunu, zaman içinde sermaye ihtiyacı doğduğunu, durumun kayıtlarla sabit olduğunu, ortaklar kurulunun tüm şekil şartlarına uyularak yapıldığını, azil koşullarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, TTK’nın 513. maddesinin 559 sayılı KHK ile değişik hükmü uyarınca sermaye arttırımına ilişkin 18.01.2010 tarihli ortaklar kararının sermayenin üçte ikisini temsil eden ortaklarca alındığı, şirket ana sözleşmesinin “sermaye” ile ilgili 6. maddesi değiştirilerek şirket sermayesinin 25.000,00 TL’den 225.000,00 TL’ye çıkarılmasına oy çokluğuyla karar verildiği, karara muhalif kalan şirket ortağı davacı muhalif kaldığı noktaları tutanağa yazdırdığı, ana sözleşmesinin değiştirilen 6. maddesinde sermayenin 200.000,00 TL daha arttırıldığı belirtildikten sonra artan sermayenin tahsil yönteminin düzenlendiği, buna göre arttırılan 200.000,00 TL sermayeyi ortak …’ın şirketten alacağı 186.000,00 TL, ortak …’ın şirketten alacağı 7.000,00 TL, ortak …’in şirketten alacağı 7.000,00 TL’nin peşin olarak sermayeye ilavesi ile taahhüt borçlarının ödeneceğine karar verildiği, arttırılan sermayenin tahsil biçiminin ortaklar arasında eşitsizliğe yol açacak bir niteliği bulunmadığı, TTK’nın 161. maddesine göre, davalılar… ve …’ın azlini haklı gösteren sebeplerin bulunmadığı, özellikle bu davalıların görevini yerine getirmesinde basiretsizliğinin veya ağır ihmalinin yahut idarede iktidarsızlığının sabit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davanın tarafları arasında yer alan gerçek kişilerin, davalı limited şirketin ortakları olmasına, somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK’nın 536/son maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 381. maddesi hükmü uyarınca limited şirket ortağının ortaklar kurulunda alınan kararlara muhalif kalarak ve bu durumu tutanağa geçirterek yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu iddiasıyla iptal davası açmasının mümkün olmasına, muhalefet şerhinin dava açma koşulları arasında yer almasına, ortaklar kurulu toplantısına katılan davacının, alınan karara karşı oy kullanmış olmasına rağmen karara muhalefet ettiğini ayrıca ve açıkça yazdırmamış bulunmasına, alınan kararda hükümsüzlük halinin olmamasına, davacının açtığı ortaklar kurulu kararının iptali davasının, uyuşmazlığın esasına girilmeksizin salt bu gerekçeyle reddinin gerekmesine, ayrıca, davalı …’in müdür sıfatının bulunmamasına, kendisine ne ortaklar kurulu kararın iptal ne de müdürün azli davası bakımından husumet düşmemesine, bu davalı hakkındaki davanın da pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerekmesine rağmen yazılı gerekçelerle reddi doğru değil ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın, yukarıda açıklanan kısmen değişik gerekçeyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.