YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11551
KARAR NO : 2014/17421
KARAR TARİHİ : 12.11.2014
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.04.2014 tarih ve 2013/208-2014/78 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, …şma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2011/78726 sayılı ve “… …” ibareli marka başvurusuna, müvekkilinin “…” ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın, TPE YİDK’nin 2013-M-4318 sayılı kararıyla reddedildiğini, oysa davalı marka başvurusunun, müvekkilinin tanınmış “…” markasına “…” ibaresinin eklemesiyle oluşturulduğunu, “…” ibaresinin tescili istenen hizmetler açısından tanımlayıcı olduğunu, müvekkiline ait “…” ibareli markasıyla aralarındaki ayırt edilmeyecek benzerliği ortadan kaldırmadığını, müvekkilinin ürettiği ürünlerin dünyanın pek çok ülkelerinde tanınan ve bilinen ürünler olduğunu, müvekkili markasının tanınmış hale geldiğini ve toplumun her kesiminde en çok bilinen markalardan olduğunu, davalının, hiçbir emek ve çaba harcamaksızın “…” markasının tanınmışlığından faydalanmak istediğini, başvuru markasının aynı zamanda müvekkili markasının itibarına zarar vereğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline, marka tescil edilmiş ise markanın hükümsüz sayılmasına ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı TPE vekili, dava konusu YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia,savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan inceleme sonunda;başvuru markasının “… …” ibaresinden oluşan sözcük markası olduğu, tescil kapsamı hizmetler yönünden markanın ayırt edici unsurunun “…” ibaresi olduğu, davacının itiraz gerekçesi markalarının da ayırt edici unsurunun “…” ibaresi olduğu, taraf markaları, ortalama tüketici kitlesinin genel izlenimi, bütüncüllük ilkesi
kapsamında işaretsel yönden karşılaştırıldığında, raporda da ifade olunduğu üzere, markaların, görsel, kavramsal ve sesçil olarak ayniyet düzeyinde benzer oldukları, tescil kapsamları yönünden ise KHK’nın 9. maddesi anlamında ticari işletmesel bağlantı bulunduğu fikrini uyandırabilecek ölçüde ilişkili hizmetler olduğu, zira davalının yayınlamayı düşündüğü kitap, gazete ve derginin basımı, fotoğraflarının işlenmesi, fotoğraf dizgiciliğinin davacı markası kapsamında yapılacak hizmetler olduğu, bütüncül intiba yönünden markalar arasında KHK’nın 8/1 (b) maddesi anlamında karıştırma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmişlerdir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalılardan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.